Gönderi

AŞIRI SPOİ İÇERİR!!!!
6/10
·208 syf.··
2020 44. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2020 15:41
TÜM KİTAPSEVERLERE MERHABA, "Çavdar Tarlasında Çocuklar" adlı kitaba birçok okuma listesinde, bir çok mecrada -övgü dolu- gördüm ve okuyacağım kitaplar listesine ekledim. nihayet okumuş olduk. Kitapla ilgili daha çok olumsuz olmakla beraber birçok yorum, inceleme yapıldı. Benimde bu kitapla ilgili ilk yorumum da olumsuz oldu. fakat biraz düşününce, kitap üzerine analiz yapınca kendi kafamda biri olumlu biri olumsuz iki yorum oluştu. bu yüzden bu kitapla ilgili incelememi biri olumlu biri olumsuz -yergi- iki bölüm şeklinde yapacağım. 1) YERGİ BÖLÜMÜ Kitap 17 yaşında her şeyden nefret eden, hiçbir şeyi umursamayan -kesinlikle psikiyatriye gözükmesi gereken- bir lise öğrencisinin okuduğu okuldan atılması ile başlayan 3-4 günlük bir serüveni anlatıyor.(daha önce de üç okuldan atılmış) Öncelikle birkaç yerde kurgu mu desem mantık hatası mı bazı sorunlar mevcut. Başarılı romanlarda olmaması gereken bir hata. Örneğin sayfa 192 de söz konusu lise öğrencisi Holden saat 11:0-12:00 civarında kız kardeşinin okuduğu okulda kız kardeşine iletilmek üzere okuldaki bayan bir memura bir not bırakıyor. Notunda "akşama doğru batıya doğru gideceğini, bir daha eve dönmeyeceğini, kendisini son bir defa görmek istediğini, 12: 15 civarında -okulun yanındaki- müzenin önünde onu bekleyeceğini" yazıyor. Fakat 12:15 gibi kız kardeşi müzenin önüne geldiğinde, elinde bir bavul ve kendisi de abisiyle gitmek istediğini belirtiyor. 1) kız eğer notu almadan önce bavulu hazırlayıp okula gelmişse nerden biliyor abisinin batıya gideceğini, zira abisi daha notu bırakmadan kısa süre önce karar veriyor batıya gideceğini 2) Eğer notu aldıktan sonra bavulunu hazırladıysa nasıl olurda 20 dk da daha dersi bitmeden eve gidip bavulu hazırlayıp tekrar okula ordan da müzeye gelebilmiştir. BU TEKNİK BİR KUSURDUR ROMAN İÇİN. Kitabın bir diğer özelliği çok fazla argo ( hoş olmayan kelimeler anlamında) kelime kullanılması. Roman kahramanı 17 yaşında olmasına rağmen salak, lanet ve bir sürü argo kelime kullanıyor. Ayrıca özelikle yani, ...'ya bittim, felaket ..., gibi ifadeleri sıklıkla kullanıyor. Bu da romanın dilini bayağılaştırmış malesef. Bir de ister eski ister yeni tanıdıkları olsun herkese "bizim Ali, bizim mehmet" şeklinde hitap ediyor. Hiç tanımadığı biri iki cümle sonra "Bizim Flankes" oluyor nedense. Başkahramanımız Holden, herkesle çok sıkı fıkıdır: öğretmenleriyle, bar çalışanlarıyla, müzisynlerle. Hatta onlarla cinsel konularda bile çok rahat sohbet edebiliyor. Onu ilgiledirmemesine rağmen karşısındakinin cinsel hayatını irdeleyebiliyor. Kimi okur "ergenlik çağının özellikleri ile ilişikilendirebilir", doğrudur insan ergenlik çağında aşırı benmerkezci olup dünyaya sadece kendii algı dünyasındaki daracık pencereden bakıp her şeyin üstesinden gelebileceğini, hatta dünyayı değiştirebileceğini, herkesi anlayabileceğini sanır fakat Holden biraz abartmış sanki. Günde üç paket sigara içip çok rahat istediği bara girebiliyor -Allah tan garsonlar yaşını sorup içki vermiyorlar (yazar bunu düşünebilmiş) - Ayrıca kahramanımız her şeye bir anda karar veriyor ve onun için günün saati hiç önemli değil gece bir sabah dokuz biriyle mi görüşecek bir yere mi gidecek önemli değil, illa gidecek. Örneğin öğretmeninin evine gece çok geç saatte - gece iki,üç civarı- gidebiliyor. Roman, "ben" yani kahraman bakış açısı ile kaleme alınmış. kimi okura samimi gelebilir ama çok fazla senli benli bir anlatım olmuş. Sanki çok soytarı iki ergenin karşılıklı konuşması gibi olmuş. bu da bir yerden sonra okura sıkıcI gelmeye başlıyor. Bana göre en önemli esiklik ise yazar okura iletmek istediği mesajı iletememiş. Belki bundan kaynaklı kitabı okuduktan sonra "bana ne bir ergenin okuldan kovulması" diyebiliyor insan. olumsuz bir çok yönü daha var, siz değerli okuru sıkmamak adına bu bölümü bitirip ikinci bölüme geçmek istiyorum. 2) olumlu yönleri Biraz düşününce roman Kapitalist dünyada parçalanmış aile yapısına vurgu yapılmış. Holdenin bu hale gelmesini ailenin ilgisizliğine bağlamış yazar. (Bu arada Aile varlıklıdır, Abisi ünlü bir yazardır, baba zengindir, Holdenin bile o kadar parası vardır ki -öğrenci olmasına rağmen- çok rahat 3-4 gün otelde kalabiliyor, istediği her yere taksi ile gidebiliyor, defalarca faklı farklı barlara gidebiliyor(tabi son gün parasız kalıyor). aile öğrenciyi özel bir okula yollayıp, cebini parayla doldurabiliyor fakat ilgi olmadığı için Holden topluma yabancılaşmış, her şeyin sahte olduğu, her kesin yalancı olduğu duygusuna kapılmış. Ailelerin çocuklarına yaklaşım tarzı da eleştirilmiş birçok yerde. Örneğin Bir bölümde Holden in kız kardeşi gece bir de annesine sigara içtiğini söyleyebiliyor fakat anneden -küçücük bir sitem hariç- pek bir tepki gelmiyor. ÖZETLEMEK GEREKİRSE YAZAR KAPİTALİST SİSTEMİN TOPLUMA VE AİLE YAPISINA OLUMSUZ ETKİSİNİ ELEŞTİMİŞ OLUP BİREYCİLİĞİN (KOMÜNİZM TOPLUMU, KAPİTALİZM BİREYİ ÖNEMSER) ÇÖKÜŞÜNÜ VURGULAMAYA ÇALIŞMIŞ. FAKAT TEKNİK VE ÜSLUPTAN KAYNAKLI OKURA AKTARMAK İSTEDİĞİ MESAJI AKTARAMAMIŞ. TAMAMEN KENDİ YORUMUM OLUP VARSA BİR YANLIŞIM AFFOLA VARSA BİR ELEŞTİRİ KAPIMIZ SONUNA KADAR AÇIK ZİRA AMACIMIZ AYDINLANMAK. VAKİT AYIRDIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDER HERKESE İYİ OKUMALAR DİLERİM.VAR OLUN.
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma
··
36 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Phobe 12:40'da geliyor Holden'le bulusmaya,öncesinde eve gidip bavulu alıyor arka asansörle kimseye görünmeden çıkıyor.12:15 civarında Holden büyük ihtimalle 2 çocuğa mumyaların nerede olduğunu gösteriyordu Phobe ise evin merdivenlerini sessizce çıkıyordu.
Fikret ÖLMEZ
Gönderi Sahibi
Evet haklısınız, kaçırmışım orayı. Romanı bitirdikten sonra kafama takılmıştı. Teşekkür ederim