En sevdiğim yazarlardan birinin ilk kitabı. Nasıl tarif etsem bilmiyorum ama okurken içimde hoş bir hüzün uyandıran bir kitap oldu. Mektuplaşma ile ilerleyen bir kitap, normalde romanlarda bunu pek sevmesem de bu kitapta hiç sıkmadı beni. Mektuplardaki üslup yüzümde hep bir tebessüm oluşturdu, özellikle bizim cahil, üslup bilmeyen Makar Devuşkin'in üslubu. Varvara'nın günlüğünün yer aldığı kısma BAYILDIM Pokrovski'ye olan duygularını, hissettiği sevgiyi çok güzel anlatıyor; keşke daha uzun sürseydi, daha fazla okuyabilseydim. Dostoyevski o dönemin Rusya'sının yoksul insanlarını, onların yaşamlarını, duygularını çok iyi aktarmış. Makar Devuşkin'in kiralık evi Raskolnikov'un evini anımsattı bana, sanki komşularmış gibi...