·120 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Nisan 2020 18:08 Dönemin tüm edebi izlerini içinde barındıran, rahatlıkla bunu görebileceğiniz güzel bir eser. Kitapta güçlü bir öykü var. Gerçekten yaşanmış olma ihtimali olan birçok olaylar yer aldığı için duygusal olarak sizi etkisi altına alıyor. Bunu yaparken de oldukça zengin bir anlatım, ifade ve edebiyatla da eşlik ediyor. Hemen hızlıca okuyup bitirebileceğiniz ince bir kitap olduğu için de detaylı betimlemelerle dolu cümleler kitabın sonunda sizi çok rahatsız etmemiş oluyor.
Biliyorsunuz ki neredeyse Osmanlı'nın tamamen yıkılmasına kadar kölelik kavramı (bu kelime hizmetçi kelimesi ile ifade edilerek yumuşatılmaktadır ancak kelimenin kendisi hizmetçi olsa da fiilen yaşanan durumlar yine köleliktir) devam etmiştir. Belki daha fecilerini bile yaşamış kölelerin olabileceği o dönemlerde, bir kölenin yaşadığı onur kırıcı yaşamın gözler önüne serildiği bu eser, nasıl olur da bir aşk hikayesi olarak lanse edilir insan doğrusu hayret ediyor. Bu kitap olsa olsa insanlığın yüz karası kölelik mefhumuna karşı yazılmış bir manifestodur.
Hor görülerek, sürekli aşağılanarak, dövülerek ve aç kalarak yaşanan bir hayatın nasıl olabileceğini belki bir zerre kadar da olsa bizlere betimliyor. Öyle ki, kendi vatanında özgür bir insanın Avrupa'nın hemen yanı başında köleleştirilmesindeki ızdıraplarla romana başlayan yazar, Mısır'da yine ızdıraplarla ölerek özgürleşmesini anlatarak aslında mükemmel bir bağlantı kuruyor.
Sergüzeşt, acele etmeden sindirerek okumanızı tavsiye edeceğim bir kitaptır.