Gönderi

7/10
·266 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Öncelikle kitabı anlamak için yazıldığı dönemin olaylarına değinmek gerekir. Amerikalı Henry Ford, Ford otomobillerin endüstrileştirilmesi konusunda büyük başarısının ardından tüm dünyaya bantlı üretim sistemini tanıtır. Bantlı üretimde parçalar işçilerin önüne gelerek birleştirilir ve her işçi tüm gün boyunca aynı görevi üstlenerek robotlaştırılır. Komple arba yapımını bilmez,hatta yaptığı işin neye yaradığını dahi bilmez; sadece sıkacağı vidadan ya da yağıştıracağı parçadan sorumludur. Ayrıca dünya savaşı sonrası Amerika'da uyuşturucu, alkol tüketimi ve haz odaklı yaşama geçiş başlamıştır. Aile kavramı gevşemiş, bazı sosyal gruplarda cinsellik istenen herkesle yaşanması gereken bir özgürlük olarak kabul edilmiştir. İngiliz yazar Aldous Huxley ise tam da bu dönemlerde bir Amerika seyahati gerçekleştirir ve gördükleri karşısında hayrete düşer. Toplum tüketim toplumuna dönüşmüştür. Kendini uyuşturmak mutluluk sağlamak için gerekli görülmektedir. Uzun binalar yapılmaya başlanmış, insanlar robotlaşmıştır. Gördüklerinden sonra Cesur Yeni Dünya kitabını kaleme alan yazar Californi'yı "Gezegenimiz üzerinde görülenler içinde Ütopya'ya en çok yaklaşan yer." olarak tanımlamış "Amerika'nın geleceği dünyanın geleceğidir." iddiasında bulunmuştur. Gördükleri yazara kitap konusunda ilham olmuştur. Kitaba gelecek olursak; gelecekte Ford isimli birinin başkanlığında bir Dünya Devleti kurulmuştur ve on bölgeye ayrılmıştır. Bu bölgelerin her biri yerel dünya denetçisi tarafından yönetilmektedir. Olaylar ise Mustafa Mond'un yönettiği Londra bölgesinde geçmektedir. Devletin istikrarı doğuştan başlayan koşullandırma ile sağlanır. İnsanların çalışacakları işler ve yaşam şekilleri henüz doğmadan bellidir. Normal yolla dünyaya gelen insan kalmamıştır. İnsanlar yapacakları işe göre özel olarak laboratuvar ortamında üretilmekte ve kendi hayatlarından şikayet etmeyecek düzeyde akıl, beceri ve fiziksel yeteneklere sahip olarak yaratılmaktadır. Yani insanlar robotlaştırılmıştır. Evlilik, aidiyet duyguları, kıskançlık tamamen ortadan kalmıştır. Yeni düzende "herkes herkesindir". Tüketimi arttırmak için eskiler henüz eskimeden sürekli atılır. Kimse onarım, tadilat, dikiş vs yapmayı bilmez. Amaç ekonomiyi canlı tutmaktır. Devletçe onaylanan uyuşturucu olan "soma"lar ücretsiz bir şekilde halka sağlanır. Kendini mutsuz hissedenler anında somaya başvurmaktadır. Dünya Devleti'nin sınırları dışında yaşamasına izin verilen tek yer Vahşi Ayrıbölgeleridir. Bu bölgeler elektirikli tellerle "uygar" dünyadan ayrılır, eski geleneklerine, eviliklere, çocuk doğurmaya devam ederler. Türketim kadar üretime de önem verir, eskiyi onarmayı bilirler. Ve bir gün sadece eğlence ve meraktan ayrı bölgeyi ziyaret eden bir uygarın, popülerite uğruna bir vahşiyi "sosyal denek" olarak "uygar" dünyaya getirmesi kitaptaki bir çok şeye anlam katacak, okuyanı derin düşüncelere itecektir. Cesur yeni dünya güzel bir distopya kitabı olmak ile birlikte neredeyse bir kehanet kitabı sayılabilir. Yazılmasının üzerinden seneler geçmiştir ve aslında yaşananlar birebir olmasa bile günümüz dünyasıyla benzerlik gösterir. Aile duygusunun yok olmaya başladığı, alkol ve uyuşturucuya erişimin çok kolaylaştığı, üretmenkten çok tüketmekle ilgilenen nesillerin yetiştiği ve maalesef sosyal statüsü yüksek insanların çevreleri ve statüleri sayesinde iyi yerlere gelmesi kolayken orta sınıfın çok çabalaması gerektiği ve ekonomik olarak alt düzeyde olanların neredeyse şansının olmadığı, çoğu kişinin de kendi sınıf ve statüsünü kabullendiği ya da kabullenmek zorunda olduğu bir dünya yaratılmıştır.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
·
10 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.