·216 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Mayıs 2020 19:50 Kötülük İlkçağ’dan bu yana kendine yer bulmuş bir kavram olmuştur. Her yerde karşı karşıya gelebilecek, bizzat tecrübe edecek varlıklar yine insanların kendisidir. '' Kötülük hayatın karşısındadır. Yaşam gücüne karşı koyar. Kısacası öldürmekte ilgilidir.'' Peki kötülüğü gerçekten tanıyor muyuz?
Yazarımız bu eserinde kötülüğü insanlar için tanımlamak ve varlığını sezmelerine yardımcı olmayı hedeflemiş. Kötülüğün çok geniş bir konu olması sebebiyle hiçbir zaman tam olarak tanısı olmayacağını söyler. Genellikle hoş manzaralara sebebiyet vermeyen bu kavramı hastalık olarak ele alabilir miyiz? Morgan Scott Peck, kötülüğü bir hastalık olarak tanımlanmadıkça anlaşılmasının ve iyileştirilmesinin mümkün olmayacağını düşünüyor.
Kötülüğün en masum ve en sık rastlanan kurbanları çocuklardır. Peck kitabında buna Bobby ve Roger ailesi ile çocuk psikolojisi adına önemli vaka örnekleri ile değinmiştir. Burada kişilerdeki gözlemlenen sağlıksız durumun konu çocuklar olduğunda ailelerden kaynaklandığını gözler önüne tekrar seriyor. Hastalıklı bir hakimiyet gösteriyor ki asıl tedavi edilmesi gereken ailelerdir. Bunun sonucunda çocuk gelişimi boyunca kendisi hakkında olumsuz imaj geliştirir.
Bana kalırsa kötülüğü kurbanlarından ziyade içlerinde barındıranlardan öğrenmemiz gerekiyor. Morgan Scott Peck kitabında vaka örnekleri ile bunu olabildiğince anlaşılır biçimde ortaya koymuştur. Okuması kolay, bittiğinde okuduğunuza asla pişman olmayacağınız bir kitap.
''Tuhaf bir şey. Hastalarım veya yakınlarım defalarca sordular: “Doktor Peck, dünyada neden kötülük var?”
Ama kimse şunu sormadı: “Neden dünyada iyilik var?”
Sanki dünyanın daha sonradan kötülük tarafından kirletilen aslında iyi bir yer olduğunu düşünüyor gibiyiz.''