·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Mayıs 2020 23:30 Bence, ne kadar delilik cinsine sahipsek, o nispette daha mutluyuz. Bu cins o kadar genel ve o kadar yaygındır ki, ömrünün her saatinde bilge olan ve kudretimin herhangi bir etkisini ara sıra duymayan bir insanın, dünya yüzünde bulunduğundan şüpheliyim.
#erasmus #deliliğeövgü
Rönesans hümanizm akımının öncüsü olarak tanıdığımız Rotterdamlı Erasmus, Augustin tarikatına girerek rahip olur ancakhiçbir zaman geleneksel olarak rahip olarak ön plâna çıkmaz. Bunun sonucunda da kendini bilime adamak istediği gerekçesiyle dini mecradan "cüppe giymeme" iznini alır. Birçok aydınla tanışıp, bilim ve sanatı aynı çatı altında toplar. Antikçağ düşüncesinin Avrupa' da yayılmasına büyük katkı sağlar.
Deliliğe Övgü eseri Ersamus' un canlılığını, çekiciliğini, bilgisini aktardığı; günümüze kadar değişmeden korunabilmiş tek yapıt olma özelliği taşır. Bu kitabın taslağı, 1509 yılında Italya'dan İngiltere' ye yaptığı yolculuk sırasında dostum dediği Thomas More' un evine vardıktan sonra kaleme alır. Kitabını da Thomas More' a adar.
Gelelim kitaba. Eser gülmece türünde iki temel görüşü barındırıyor. Birincisi "Gerçek Bilgelik" deliliktir görüşü. İkinci görüş ise, "Kendini Bilge Sanmak" yani kendini bilge sanmak; gerçek deliliktir.
Delilik, kendi kendine övgüler yağdırır. Özsaygı ön plâna çıkar. Delilik, insan yaşamının her evresinde(çocukluk, gençlik yaşlılık)dostlukta, savaşta, politikada her zaman egemendir. Çağlar boyunca da bağnazlığa karşı kaleme alınmıştır.
"İnsanların mutluluğunu nesnelerin kendinden ibaret sanmak, çılgınlığı aşırıya vardırmaktır. Bizi yalnız kanaatler mutlu eder."
Diyeceğim o ki, hepimiz azda olsa deliliğe adım atmış bulunmaktayız
Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim❤