Deliliğe Övgü

Desiderius Erasmus
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·272 syf.·
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Hümanizm ortaya çıkaranlardan olan din adamı Erasmus'un arkadaşı Thomas More için kaleme aldığı ve birkaç günde bitirdiği ; mizahla beraber ağır yermelere ve felsefeye sahip yoğun bir kitap. Dönemin sistemini özellikle din adamlarının halkı nasıl uyuttuğu hakkında güzel yergilere sahip. Kadınların kilise tarafından nasıl ikinci sınıf sayıldığı - hatta daha geride kaldığı- o yüzden Deliliği de dişi olarak konuşturmuş kitapta. Kadınların ve çocukların deliliğe ait olduğunu varsaymış bir yandan. Daha kapsamlı bir araştırma yapıp okumak isterdim. Antik Roma filozofları ve felsefesi, Roma mitolojisi ve 15.yy kilisenin insanlara dayattığı olaylara hakim olmak gerekiyor. Roma mitolojisindeki kişileri dipnot olarak yazmış olsa da her birini araştırmak için zaman gerekli. Bunlar hakkında okuma yaptıktan sonra tekrar okuyacak olduğum bir kitap. Bunun yanı kitabı atfettiği filozof ve yine dönemin din adamı olan Thomas More ın kitaplarını da okumak istiyorum. Bunlar dışında size katkıları büyük olacaktır ama bir yanınız hep eksik kalmış olacak.
Felsefe
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Kırmızı Yayınları · 201715,2bin okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 23:30
Bence, ne kadar delilik cinsine sahipsek, o nispette daha mutluyuz. Bu cins o kadar genel ve o kadar yaygındır ki, ömrünün her saatinde bilge olan ve kudretimin herhangi bir etkisini ara sıra duymayan bir insanın, dünya yüzünde bulunduğundan şüpheliyim. #erasmus #deliliğeövgü Rönesans hümanizm akımının öncüsü olarak tanıdığımız Rotterdamlı Erasmus, Augustin tarikatına girerek rahip olur ancakhiçbir zaman geleneksel olarak rahip olarak ön plâna çıkmaz. Bunun sonucunda da kendini bilime adamak istediği gerekçesiyle dini mecradan "cüppe giymeme" iznini alır. Birçok aydınla tanışıp, bilim ve sanatı aynı çatı altında toplar. Antikçağ düşüncesinin Avrupa' da yayılmasına büyük katkı sağlar. Deliliğe Övgü eseri Ersamus' un canlılığını, çekiciliğini, bilgisini aktardığı; günümüze kadar değişmeden korunabilmiş tek yapıt olma özelliği taşır. Bu kitabın taslağı, 1509 yılında Italya'dan İngiltere' ye yaptığı yolculuk sırasında dostum dediği Thomas More' un evine vardıktan sonra kaleme alır. Kitabını da Thomas More' a adar. Gelelim kitaba. Eser gülmece türünde iki temel görüşü barındırıyor. Birincisi "Gerçek Bilgelik" deliliktir görüşü. İkinci görüş ise, "Kendini Bilge Sanmak" yani kendini bilge sanmak; gerçek deliliktir. Delilik, kendi kendine övgüler yağdırır. Özsaygı ön plâna çıkar. Delilik, insan yaşamının her evresinde(çocukluk, gençlik yaşlılık)dostlukta, savaşta, politikada her zaman egemendir. Çağlar boyunca da bağnazlığa karşı kaleme alınmıştır. "İnsanların mutluluğunu nesnelerin kendinden ibaret sanmak, çılgınlığı aşırıya vardırmaktır. Bizi yalnız kanaatler mutlu eder." Diyeceğim o ki, hepimiz azda olsa deliliğe adım atmış bulunmaktayız Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim❤
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Kırmızı Yayınları · 201715,2bin okunma
8/10
·272 syf.··
2020 37. kitabı
Erasmus, yaşamdaki her hazzın ve mutluluğun altında delilik(ahmaklık, budalalık) olduğunu vurgulamış. İlim ve sanat erbaplarının bekledikleri saygı ve şöhretin, emeklerinin karşılığı olduğuna inanmalarının altında, insanların kendilerine duydukları saygının altında hep delilik olduğundan bahsetmiş.
Felsefe
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Kırmızı Yayınları · 201715,2bin okunma
Deli miyiz?Belki...
6/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2021 01:10
Eser gayet güzel Rönesans ve reform etkinliklerinin altın çağında yazılmış. Kilisenin içinde yaşayan Erasmus kiliseyi eleştiriyor. Ama birebir değil. Delilik elbisesi altında tabii ki. Kilise suçlu, Olimposdaki tanrılar suçlu kabahatli hatta deli, kadınlar zirdeli, filozoflar çubuksuz deli. Herkes deli. Martin luther king i sevmiyor neden çünkü o halktan biri. Halk cahildir. Delilik cehaleti sevmez. Üst seviye bir durumdur. Mektup, Thomas Morus a yazilmis olan gayet güzel bir mektuptu. Neden 6 puan diyeceksiniz. Bir öğretisi yok. Akılla ilgili bir anlatısı yok. Kitapta yazar elit sınıflara seslenmiş halktan o kadar uzak ki. Sefalet içindeki insanlar deliliğin alâsını yaşıyor. Bir nevi diyor ki elestirdigim insanlar aslında akıllılar gibisinden. Bilemiyorum aklıma o kadar çok insan geldi ki üniversite yüksek lisans zamanlarımda ki o salak öğretim görevlileri falan. Bir yer de haklı buldum diyor ki bazi şeylerin azcigi olmaz. Ya hep ya hiç olmalı. Bir de diyor ki genç yaşta bilgelikle tanisanlarin yüzlerindeki gülme gider. Bilgelik yüktür. Çocukluk ve yaşlılık delilikle eş değer en tatlı zamanlardır. Bu kelimeler hoş Okunmalı mi belki Sokrates ne diyor, cevabı kendiniz bulun Başkalarının bayat cevapları ya da laflariyla konuşmayın.
1000Kitap
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Kırmızı Yayınları · 201715,2bin okunma
3/10
·272 syf.··
2020 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2020 17:44
Kitap ilk başlarda iğneleyici bir dille yazıldığından ve bolca hiciv kullandığından dolayı ilgi çekici ve hoş gelse de, bütün kitap boyunca toplumdaki çeşitli rollere Tanrı gibi bakıp onlar hakkında konuşması bir vakitten sonra - bana göre- kitabı biraz sıkıcı bir hale getiriyor. Gerekli-gereksiz her şeye sonuna kadar eleştiri getirmesi ve bunu fazlaca uzatması bana Erasmus'un şimdiki zamanda yaşasaymış muhtemelen Yılmaz Özdil olacağını düşündürdü.
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Kırmızı Yayınları · 201715,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2020 123. kitabı
"Gerektiğinde deli olabilmek en büyük bilgeliktir." Selam, Geçenlerde Erasmus hakkında biraz konuşmuştuk arayı açmadan hümanist bir yaklaşımla bilginin ele alınışını okuma isteği duydum. Erasmus, bildiğim yazarlardan içinde en hümanist olanı, bu eseri elime alınca sandalyede dümdüz oturuyordum, kitap bittiğinde yataktan kafamı sarkıtmış bir halde buldum kendimi. Deli bu adam! Beni de delirtti sonunda. Ama delirmek nasıl güzel. Yani şu "cahillik en büyük mutluluk "sözünü sık duyarız ya, işte Erasmus biraz bu konunun üzerine gitmiş bu eserinde. Erasmus, yakın arkadaşı Thomas More'a, onu neşelendirmek amacıyla yazdığı bu eserinde, kendisinin, arkadaşının deliliği yanı sıra okuyucu, çevirmen, yayınevine kadar herkesi delirmeye ikna etmiş gibi. Ben ikna oldum yani, bom hicivli bol iğneleyici bir eser dipnot çok fazlaydı tek tek araştırmak durumuna düşünce kitabı bitirmem bir hayli zaman aldı diyebilirim, açıkcası bazı dipnptları da atladığım oldu çünkü kitabın yerini unutuyordum araştırırken. Bilgenin kitaplarıyla derdi olduğunu, budalanın ise her işe kendinin soyunduğunu söyleyen Erasmus, aslında son zamanlarda dünyada ki artan bu budalaları görmek istemeyeceğine çok eminim. Bilmemek, bilememek bahtsızlık değildir diyor Erasmus yani özellikle bizleri at yarışı gibi sürdükleri bir eğitim hayatına bakarsak Erasmus bunu nasıl bin yıl önce söylemiş, bizler nasıl bin yıl sonra adam olamadık diye şaşırıyorum. Dikkatimi çeken hususlardan bahsedecek olursam hayvanların evrimi ile verdiği örnekler olmuştur çünkü kendisi nin bir manastırda yetişmiş, din adamı olduğunu söylemiştik din üzerine öyle çarpıcı şeyler söylüyor ki işte diyorsun "insan dediğin böyle olmalı". Hayatın her zaman acımasız olduğunu ve insan olarak yaşamanın deli taraflarını yani zevk veren unsurlarını da
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Kırmızı Yayınları · 201715,2bin okunma
Delilik
7/10
·272 syf.··
2019 184. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2019 17:34
Mizah diliyle yazıldığını dile getirse de yazar önsözünde, gayet ciddiye alınacak bir kitap. Günümüzde “ Deli “ sözcüğünü çokça kullanırız, bazen kızarak, bazen de sevimli gördüklerimize. Lakin, Cahilliğe , çok bilmişliğe eş değerdeki deliliği nadiren kullanıyoruz, fakat bu kitapta çokça rastlıyoru. Keyif verici ve seri okunabilen bir kitap.
Felsefe
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Kırmızı Yayınları · 201715,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2019 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2019 04:49
Erasmus bu eserinde nükte ile hiciv sanatlarını birbirine harmanlayarak güzel bir eser oluşturmuş. Kitap baştan sona yüz gülümseten eleştiriler ile dolu. Bu bakımdan nükte ile hiciv sanatını çok güzel bir şekilde kullanmış diyebiliriz. Neyse kendisini fazla övmeye gelmez zira yaşıyor olsaydı her an tebaasına beni de dahil edebilirdi :) Erasmus bu kitabında budalalığı bir tanrı veya bir hükümdar yerine koyarak her şeyin budalalıktan geldiğini ifade etmiş bizlere. Öyle ki kendi tebaası dahi var. Bunu yaparak aslında bencilliği bir nevi merkeze almış olduğunu da söylemek mümkün. Hükümdarlar, hukukçular, ilahiyatçılar,din adamları, halk hemen hemen hepsini maddeler halinde bu eleştirisine dahil etmiş Erasmus. Kitabın içindeki alıntı detayları üzerinde çalışılmış bir eser olduğunu gösteriyor bizlere. Hem acı gerçeklerle yüzleşmek hem de yüzünüzü tebessüm ettirecek bir kitap. Tavsiyemdir. Sevgiyle.
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Kırmızı Yayınları · 201715,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2021 8. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2021 10:19
Kendi çağındaki bağnazlığı, deliliğin ağzından mizahi bir şekilde yeren Erasmus'un bu eseri, iki başat görüş üzerinden hareket etmektedir: Birincisi, gerçek bilgeliğin deliliğin kendisi olması ve ikincisi, kendini bir bilge olarak saymanın, gerçek deliliğin olmasıdır. Diğer taraftan Erasmus'un bu eserinde yer alan önemli ideali, tüm insanların bilimin ve sanatın çatısı altında, hümanizmi merkeze koyan bir dünya yaratmalarıydı. Erasmus bu idealini, düşünsel yollardan öne sürüyordu fakat eylemsel olarak bir metot öne süremiyordu. İşte bundan dolayı kendisinin bu ideali, istemiş olduğu gerçeğe kavuşamadı. Ama buna rağmen "Deliliğe Övgü", bağnazlığa karşı çıkan bir eser oluşuyla, günümüze kadar gelmeyi bildi.
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Kırmızı Yayınları · 201715,2bin okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2019 23. kitabı
1511 yılında yayınlanmasına rağmen günümüzde hala birçok şeyi benzer şekiller de bulabileceğimiz ve bazı şeylerin değişmeyeceğini, içerik olarak aynı kalıp farklı suretler de karşımıza çıkabileceğini görebileceğimiz eski olsa da eskimeyecek bir eser. Günümüzde de ahmaklığı marifet sanan ve bunun arkasına sığınan pek çok insan yok mudur? Doğru bildiklerine karşıt birşey okuyamayan, göremeyen, bunlara tahammül dahi edemeyen ya da yanlış olduğunun farkında olsa dahi kendini avutmakla yetinebilen nice insanlar. Erasmus'un da dediği gibi: ''Hiçbir şey bilmemek. Ah ne mutlu bir yaşam!''
Edebiyat
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Kırmızı Yayınları · 201715,2bin okunma

Yazar Hakkında

Desiderius ErasmusYazar · 10 kitap
Günümüzde, Rönesans’la birlikte ortaya çıkan hümanizm akımının yaratıcılarından ve en büyük temsilcilerinden biri olarak bilinen Rotterdamlı Erasmus, 1465 yılında Hollanda'nın Rotterdam kentinde doğdu. Bugünkü ortaöğrenimi karşılayan bir öğrenim döneminin ardından Augustin tarikatına girerek rahip oldu. Ancak hiçbir zaman geleneksel anlamda bir rahip olarak etkinlik gösteremedi; kendini daha çok bilime adamak istediği gerekçesiyle, dini makamlardan "cüppe giymeme" iznini aldı. Paris Üniversitesi'ne devam etti. 1499'da İngiltere'ye gittiğinde, john Colet, Thomas More(Morus) gibi aydınlarla tanıştı ve bu dostluklarla ufku daha da genişledi. Papalığın düşünceler üzerinde kurduğu hegemonyaya karşı çıkarak, gerçek Hıristiyanlık ruhunu antik çağın yalınlığında aradı. Güzel sanatların ve bilimlerin yayılmasını, Avrupa'nın ortak bir sanat ve bilim anlayışının çatısı altında birleşmesini, hümanizmin birinci koşulu saydı. Özgün yapıtlarıyla ve çevirileriyle antik çağ düşüncesinin Avrupa'da yayılmasına çok büyük katkılarda bulundu. Martin Luther'in reformları başladığında, kilisenin yenilenmesi görüşüne katılmakla birlikte, Hıristiyan dünyasının kargaşaya, parçalanmaya sürüklenmesine şiddetle karşı çıktı. 1536'da Basel'de öldüğünde Avrupa'nın düşünce yaşamında papaların bile ziyaretine geldikleri bir kişi olacak kadar saygın bir yer edinmişti. Bütün yaşamı boyunca Latince konuşup yazan Erasmus ölmeden önceki son sözlerini ana dilinde söylemişti: "lieve God" Deliliğe Övgü (özgün adıyla: Morias enkomion seu laus stultitiae),Erasmus'un canlılığını, geçerliliğini ve çekiciliğini günümüze değin değişmeden koruyabilmiş tek yapıtıdır. Bu küçük kitabın taslağını 1509 yazında, İtalya'dan İngiltere'ye yaptığı yolculuk sırasında çıkaran Erasmus, yazma işini İngiltere'de, dostu Thomas More'nin evine vardıktan kısa süre sonra gerçekleştirdi; kitabı da Thomas More'a adadı. Yapıtını birkaç gün gibi kısacık bir sürede tamamlayan Erasmus, bu arada hiçbir kitaptan yararlanmadı. Düşünce yapısı ve eserleri Gülmece türündeki yapıta egemen olan iki temel görüş vardır. Bunlardan birine göre gerçek bilgelik, deliliktir. Öteki görüşe göre ise kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir. İnsana yeryüzünde yaşama gücü kazandıran şey, gerçek bilge olma niteliğiyle doğrudan doğruya deliliğin kendisidir. Kitapta delilik (stultitia) , kendi kendisine övgüler düzer; bu arada çocuklukta ve yaşlılıkta, aşkta, evlilikte ve dostlukta, politikada ve savaşta, yazında ve bilimde deliliğin nasıl her zaman egemen olduğu gösterilir. Tüm uğraş alanları, bu arada özellikle din kurumu ve din adamları bu panorama çerçevesinde sergilenir. Deliliği konuşturma kisvesi altında Erasmus, çağının kilisesine ve o kilisenin mensuplarına en acımasız eleştirileri yöneltir. Bu niteliğiyle “Deliliğe Övgü” çağlar boyunca bağnazlığa karşı kaleme alınmış en yetkin düzeydeki başyapıtlardan biri olmuştur. Yapıtın yazılışını izleyen sonraki yüzyıllarda -haklı olarak- düşünce düzeyindeki bağnazlığın her türlüsüne yönelen bir eleştiri diye yorumlanması, belki de bugüne değin koruduğu kalıcılığın baş nedenidir. Yazınsal açıdan Deliliğe Övgü, Latin ozanı Horatius'un "hakikati gülerek söylemek" ilkesinin belki de en yetkin örneğidir. Biçim açısından Erasmus, yapıtını kaleme alırken daha önce yapıtlarını çevirdiği Lukianos ve Libanios'tan da esinlenmiştir.