Gönderi

10/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 05:29
Dostoyevski'nin birçok kitaba ve yazara ilham kaynağı olduğunu alıntılara bakarak bile anlayabileceğimiz akıcı bir romanı daha , Kumarbaz . Kardeşim ile kitap hakkında tartışırken birçok noktaya değindiğini tartışma anında fark ettiğim psikolojik tahlillerin , insan tutkularının yanı sıra toplumda alışılagelmiş birçok soruna değindiğini anladım. Kitabın daha ilk sayfasında ataerkil toplumun tipik aile profilinde evin geçiminden sorumlu, bir kişi olarak gösterilir .Diğer aile fertleri ise hazıra konan hatta eve giren kazançtan bile memnun olmayan hatta memnuniyetsizliklerini tavırlarıyla gösteren kişiler olarak işlenmiş .Bunun bir döngü olarak nesilden nesile aktarıldığını da bizlere gösterdi . Toplumda olan miras beklentisini bir nevi hazıra konuşunu yine burda çok güzel işleyerek insanoğlunun açgözlülüğünü bunun için neler yapılabileceğini gözler önüne seriyor. Kitapta Rusların yanı sıra çeşitli ülkelerden kişileri de işlemiş .Tiplemeleri aktarırken inceden ülkelere de gönderme yaptığını fark edebilirsiniz bunun nedeni kitabın yazıldığı dönemdeki siyasi olaylar olduğunu da araştırırken gördüm . Dostoyevski romanlarını yazarken aslında kendini de yazdığını hayatıyla ilgili kısacık bilgi edinirken bile tespit edebilirsiniz . İnsanın derinlerinde yatan tutkuları, hırsları, heyecanları ve arzuları vardır . Kimi insan satranç oynarken , kimi, aşık iken , kimi iş başında iken , kimi arabada hız yaparken kendini bu tutkulara kaptırır . Stefan Zweig in Satranç kitabında da benzer tutkuları görebilirsiniz .Kişinin iliklerine kadar işlemiş tutkuları tüm bedeni etkisi altına alır ,bunun farkına bile varmaz hatta . O kadar bağımlısı olmuştur ki bırakması neredeyse imkansızdır . İvanoviç ve Büyükannenin rulet oynarken ki heyecanlarını o kadar akıcı bir dille anlatmış ki kendinizi bir an rulet masasının etrafında oyunu izler gibi hissedersiniz.Her ikisi de paragöz kişiler değil fakat tutkuları birçok şeyin önüne geçiyor örneğin İvanoviç'in polinaya olan aşkı bile ruletin gerisinde kalıyor o da buna şaşırıyor ve ruletin bağımlısı olduğunu görüyor , gerçi aşkı için de doğru yanlış demeden her şeyi yapabileceğini söylüyor . Ölmeyi bile göze alacak kadar tutkulu . Bütün bunlar İnsanın aciziyiyetini bir kez daha ortaya döküyor . Rakamlara , ihtimallere olasılıklara , akıl almaz düşüncelerin gerçekleşebileceğine bu denli inanıp bir anda hem zirveyi hem de dibi görebiliyor ama buna rağmen vazgeçmek nedir bilmez hale geliyor. İnatla kazanıp inatla kaybediyor. Düşününce oturulduğu yerden kazanç sağlamak , hazıra konmak , emek harcamadan bir yere gelmeyi arzu etmek , kolay yoldan zengin olma sevdasından ve kazanma hırsından başka bir şey değil aslında. Peki onları bu tutkuya hırsa iten bir şeyler yok mudur ? Elbette vardır ama sadece bir nedene bağlı değil tabi ki . Kşilerin analizlerini yaparken hepsinin bir yarası olduğunu da anlattı , kimi kumara sığınmayı tercih etti kolayı seçti yani , kimisi de tam tersi tüm bedeni ve duyguları etkisi altına alan bu denli hırs ve tutku dolu ruleti seçmedi ... " Gerçekten de çok görkemli bir manzara , baylar ! Bir ya da iki yüz yıllık sürekli emek ,sabır , zeka , dürüstlük ,kararlılık, dayanıklılık , ileri görüşlülük ve dam üstündeki leylek... Bundan daha fazla ne isteyebilirsiniz ki ? Bundan daha yüce bir ideal olamaz ; Kendi bakış açılarından tüm dünyayı yargılamaya başlarlar ve kendilerinden azıcık değişik olanları bile suçlayıp mahkum ederler .İşte böyle... " " ...Bütün bu olanlar benim için tam bir trajediden ibaretti. Yaşadıklarım inanılmaz ve anlatılması güç şeylerdi . Sanki ben bir film kahramanıydım ve bir türlü bu filmin sonu gelmiyordu . " " Evet, insanın kafasına kimi zaman öyle çılgınca, öyle akıl almaz düşünceler saplanır ki, bu düşüncelerin gerçekleşeceğine gerçekten inanmaya başlar... Dahası var: Eğer bu düşünce çok güçlü ve tutkulu bir isteğe dayanıyorsa, çoğu zaman yazgının hazırladığı, kader gibi, gerçekleşmemesi olanaksız, kaçınılmaz bir şey gibi görünür! Belki de bu, önsezilerin bir birleşimi, istencin olağanüstü bir çabası, imgelem kudretinin doğurduğu bir tür zehirlenme ya da buna benzer bir şeydir..." " İnsanın bu bu yaşta böylesine sırılsıklam aşık olması tehlikelidir ." " Bütün sorun şu aslında: rulet tekerleğinin bir dönüşüyle her şey bir anda değişebilir, o zaman yılışarak beni kutlamaya ilk gelenler yine bu ahlakçılardan başkası olmaz, bundan hiç kuşkum yok. o zaman, şimdi yaptıkları gibi sırtlarını çevirmezler bana. ama topunun canı cehenneme! Şimdi neyim ben? Bir sıfır. Yarın ne olabilirim? Yarın, dirilip yeniden yaşamaya başlayabilirim! Tümüyle mahvolup gitmeden önce, içimdeki insanı bulabilirim." " Ama gelin görün ki bu kentin neye benzediğini hiç anımsamıyorum " "Zorbalık insanın mayasında vardır , acı vermekten zevk duyar !¿" " Belki de insan ruhu böyle art arda bin bir türlü duygudan geçtikten sonra doymak bilmiyor giderek hırçınlaşıyor , bitkin düşünceye kadar yeni ve daha güçlü duygulara kapılıyordu . " " Ne ideal bir çözüm ! Kurban bile sunağa sevine sevine gidiyor ! ... Kız olsun Oğlan olsun tüm erdemleriyle uslu uslu beklerler ve güle oynaya kurban olacakları sunağa giderler..." " İyi ama eğer ona duyduğum aşktan rahatsız oluyorsa, ne diye kendisine bundan söz etmemi yasaklamıyordu ? "
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.