Bence insanın kendinde keşfetmesi için gereken her şey bu kitapta var. Neden bu kadar eleştirildiğini anlayamadığım bence Buket Uzuner’in muazzam bir eseri. Her kitabı herkes sevemez elbette ama bence beğenmeyen arkadaşlarımın kitabı doğru zamanda, doğru psikoloji ile okumadıklarını düşünüyorum. Kozmopolit bir şehir olan İstanbul’da bir şekilde etkileşimde olan 15 kişinin 4 saat içerisinde ki hayatlarını konu alıyor. Buket Uzuner karakterleri o kadar güzel tahlil ediyor ki keşke dışarıdan bizi de böyle inceleseler, analiz etseler dedim. Belgin çok bencil bir adamın elinde heba olacakken Anadolu’nun bağrından kopup gelen Adanalı bir heykeltıraş olan Ayhan Pozaner ile tanışıyor ve hikâye başlıyor. Kitapta Buket Uzuner karakter analizini bırakınca siz de o sırada kim doğru, kim yanlış ayırt etmeye başlıyorsunuz. Hazmedilerek okunması gereken güzel bir kitaptı. Ben kitapta en çok Kete’yi ve kırmızı ayakkabılarını sevdim. Ayhan Pozaner’e de âşık olduğum doğrudur. (: