Geri Bildirim
Adı:
İstanbullular
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
536
ISBN:
9789752895324
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
Yaz 2005. İstanbul Atatürk Havalimanı. Modernitenin ve şehrin sınırında genetik bilimciden gurbetçi işçiye, taksi şoföründen ünlü bir heykeltıraşa, tuvalet temizlikçisinden mimarlar odası eski başkanına kadar İstanbullu 15 kişinin yolları kesiştiğinde yüzyılımızın göçlerle genişlemiş İstanbul'undan, dolayısıyla Türkiye'sinden bir kesit ortaya çıkıyor. Bir İstanbul romanının olmazsa olmazı aşk elbette başköşede yer alıyor.

Büyük bir tehdit altında başlayan gerilim dolu dört saat boyunca İstanbul, Belgin ile Ayhan'ı kendisiyle ve aşkla hesaplaşmaya zorluyor.
#Kitap Atatürk Havalimanı'nda karakterlerin iç konuşmalarından oluşuyor. İç konuşmaların içinde bulunuyor diyaloglar. Buket Uzuner sevdiğim bir yazardır ancak bu kitabını pek sahici bulmadım. Yer yer bazı tespitleri güzel olsa da, okura devamlı mesaj verme ve hiç bir şeyi hayal gücüne bırakmama yaklaşımı beni rahatsız etti.

#Eserde Kürt, Türk, Ermeni, Yahudi, Rum, fakir, zengin, akademisyen, işçi, laik, türbanlı, aristokrat, köylü, liberal, solcu, milliyetçi, muhafazakar... her türden insan var tıpkı İstanbul gibi. Ama bu durumda bir yapaylık vardı, özellikle samimi olmayan şiveli konuşmalar bana çok tuhaf geldi.

#Kitabın üzerinde durulan temel nokta; herkesin bir şekilde maruz kaldığı ötekileştirilme duygusu: Kürttür ama iyi insandır, sendika falan uğraşır ama iyi insandır, Ermeni falandır ama iyi insandır, Alevidir ama iyi insandır gibi çoğaltabileceğimiz, durmadan yargılayan ağızlar...

#Buket Uzuner daha önce okumadıysanız bu kitabı yerine Kumral Ada Mavi Tuna, Gelibolu, İki yeşil Susamuru, Uyumsuz Defne Kaman'ın maceraları gibi kitaplarından başlayın derim.

#Herkese iyi okumalar dilerim.
Oldukça tanıdık karakterlerle grift bir örgüsü var. Sade ve akıcı bir anlatımla başarılı ve keyifli bir kitap. Zira zevkle okuduğumu hatırlıyorum. Bu sebeple diğer arkadaşların yorumlarına katılmıyorum. Okuduğunuza pişman olmayacağınız bir kitap.

Benzer kitaplar

"Kumral Ada Mavi Tuna" ve "Uzun Beyaz Bulut Gelibolu" gibi güzel kitapların yazarına yakışmamış bu kitap. İnsanlar arasındaki farklılıklara saygı duymak mesajını gözümüzün içine fazlasıyla sokarak vermiş. Karakterler yapay ve abartılı; olaylar sıkıcı. Yazar bence bu mesajları ustalıkla kitabına gizlemeli yada bu işe hiç bulaşmamalı; çünkü farklı bir uzmanlık gerektirir "toplumsal mesaj" içerikli kitap yazmak ...
sevemediğim kitap, o kadar ittire ittire okumusum ki kitabın varlığını bile buralarda görene kadar unutmuşum. tipik bir piyasa kitabı . iyisınden yazayım dusuncesınden cok kotu olmasında modunda takılmıs yazar. istanbul kitaplarını ve kısa zaman dilimlerinde gecen kitapları sevmeme rağmen sarmadı beni. buket uzuner en birinci aydın benim en iyilerini ben düşünürüm diyerekten her bir satırında okuyucu ufkunu genişletmeyi görev bilmiş kendine. kürt-turk sorununa değinmeye calışmak senin neyine, varoşlardakilerin diyalogları cok yapay ve sığ, aşina olmadığı şiveleri kullanmaya calışmış olmamış. butun kulturleri kucaklayayım hepsini gecireyim tek seferde demiş oda olmamış .çünkü o bilgi birikimi yok yazarda olay orgüsü, zekice yazılmış birkaç cümle , savunulmaya değer fikirler hiç biri yok ,azmedip bitireyim dersenizde sonunda size hiçbir sey bırakmadan zihninizden silinen bir kitap
Bir insan dört saati kaç sayfada anlatabilir? Kaç değişik karakter oluşturabilir? Benim için hep farklı bir yeri olan bir romandı 'İstanbullular'. kimsenin kimseden üstün olmadığını, farklı düşünen ve kendince haklı olan insanların birlikte nasıl yaşayabildiğini, iyi bir insan olmanın sahip olunan değerlerle çok da paralel olmadığını ilk fark ettiğim romanlardandır. Özellikle ergenlik çağında da okuduğum için daha faydalı oldu benim için. Herkese tavsiye ederim.
Buket uzuner'in çok üzülerek söylediğim en kötü kitabı.Heyecanla kitabı okumaya başladığımda,kesinlikle büyük hayal kırıklığına uğramıştım.Bu muhteşem yazarın kalemi sanki biraz kaymış gibiydi.Ama diğer Kitaplarını okuduktan sonra bunun küçücük bir hata olduğunu anladım.Eğer mutlaka Buket Uzuner okumak isterseniz -ki kesinlikle okuyun- Bu kitaptan başlamayın!
Hakkındaki olumsuz yorumları okuyunca buket'cigime destek olmaya geldim :) kitap 4 saat içerisinde pek çok insanın hayatından kesitler sunarak son kertede hepsini birbirine kompakt bir şekilde bağlamış. Bu kurgu bana "italyanca aşk baskadir"ın tadını verdi. Bahsi geçen karakterler o kadar tanıdık ki bir kaç tanesiyle arkadaş olmuşsunuzdur. Karakterlerin çeşitliliği ve farklı konulara değinme arzusu ise "mahsun kırmızıgül filmleri" tadindaydi. Çok fazla konuya değinmeye çalışmak hepsinin altını çizmek yerine hafifçe üstünden geçiyor biraz malesef. Gene de gayet okunur bir temposu vardı. Diğer tüm kitapları gibi tavsiye ederim.
Hayatında ne bir roman okumuş, ne bir resim sergisine gitmiş, ne de tiyatroya gitmiştir bu yavrucak! Onlara ne sanat,ne estetik, ne de felsefe nosyonu vermeyince, işte böyle kendimizi de böyle dümdüz, lezzetsiz ve meraksız, ekmek parası düzeyinde yaşayan çoğunluğa mahkum etmiş olduk. Birikimsiz, marifetsiz, esprisiz! Kimse ona içinde yaşadığı İstanbul'un ne büyük bir tarih, ne müthiş bir güzellik ve olağanüstü gizemler kenti olduğunu anlatamaz artık. Çok geç.
Ölümlülerin aşk ve ölüm korkusuyla ölümsüz kıldığı, şehirler şehri, cihan ecesiyim.
Benim adım Istanbul...
"Cesaret, zamanında kullanılmazsa bir intihar silahına dönüşür! "
İstanbul'um ben, geçmişin ve geleceğin dengesi, yeryüzünün 2700 yıldır menopoza girmeyen tek dişisiyim!
Benim adım İstanbul...
"Unutmadıklarımız kötülüklerdir. Kötülükleri hatırlarız, çünkü acıtırlar. İyilikler unutulur, çünkü onlar artık bizim parçamız olmuşlardır. "
Ah o lanet yalnızlık, ah o sekiz on milyonun arasında yalnız kalmak, görünmezliğe yazgılı olmak, insanın kendisinden başka herkesin mutlu, başarılı ve kalabalık olduğunu sanmak acısı...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İstanbullular
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
536
ISBN:
9789752895324
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
Yaz 2005. İstanbul Atatürk Havalimanı. Modernitenin ve şehrin sınırında genetik bilimciden gurbetçi işçiye, taksi şoföründen ünlü bir heykeltıraşa, tuvalet temizlikçisinden mimarlar odası eski başkanına kadar İstanbullu 15 kişinin yolları kesiştiğinde yüzyılımızın göçlerle genişlemiş İstanbul'undan, dolayısıyla Türkiye'sinden bir kesit ortaya çıkıyor. Bir İstanbul romanının olmazsa olmazı aşk elbette başköşede yer alıyor.

Büyük bir tehdit altında başlayan gerilim dolu dört saat boyunca İstanbul, Belgin ile Ayhan'ı kendisiyle ve aşkla hesaplaşmaya zorluyor.

Kitabı okuyanlar 278 okur

  • BÜŞRA ÇİL
  • SU
  • İlknur Durak
  • Setenay Gökdağ
  • Sln
  • Galip
  • Miraynur
  • Zümrüt İNAN
  • Yıldırım
  • Belgin Konca

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.7
14-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%9.4
25-34 Yaş
%35.4
35-44 Yaş
%24.9
45-54 Yaş
%23.2
55-64 Yaş
%2.8
65+ Yaş
%0.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%83.3
Erkek
%16.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.4 (12)
9
%9.7 (6)
8
%27.4 (17)
7
%19.4 (12)
6
%8.1 (5)
5
%4.8 (3)
4
%1.6 (1)
3
%1.6 (1)
2
%1.6 (1)
1
%6.5 (4)

Kitabın sıralamaları