Su (Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
14,9bin
Gösterim
Adı:
Su
Alt başlık:
Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları 1
Baskı tarihi:
27 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051410036
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Su
Water
Buket Uzunerin, bugün Anadoluda yaşayan her kültürü derinden etkilemiş kadim Kamanlık (Şamanizm) geleneğinin dört unsuru olan SU, TOPRAK, HAVA, ATEŞten ilham alarak yazdığı yeni romanı UYUMSUZ DEFNE KAMANIN MACERALARI dörtlemesinin ilk kitabı SU çıktı!.. Gazeteci Defne Kaman bir yaz akşamı bindiği vapurda arkasında hiçbir iz bırakmadan kaybolur. Onu aramakla görevli Komiser Ali Ümit ile arkadaşı Sahaf Semahat kendilerini aniden tuhaf olaylar ve esrarengiz semboller arasında bulurlar. Bir yandan kendi hayatlarını sakatlayan yasak ve tabulara rağmen ayakta kalmaya çalışırken, kayıp gazeteci Defne Kamanın peşinde nefes nefese bir maceraya sürüklenirler. Buket Uzuner, SU romanında bütün canlı varlıkları eşit değerde kabul ederek doğayı ve yaşamı kutsayan kadim Türk geleneği Kamanlıka (Şamanlık) selam ederken, okurları hem eko-feminist bir okumaya, hem de 1000 yıl önce Uygur harfleriyle ön-Türkçe yazılmış olduğu düşünülen (Mutluluk Bilgisi) KUTADGU BİLİG ŞİFRESİ ile zihin oyunlarına davet ediyor. (Arka Kapaktan) GENEL BİLGİ Kutadgu Bilig yazarı Yusuf Has Hacibin Aklın süsü dil, dilin süsü sözdür. Kişinin süsü yüz, yüzün süsü gözdür. beyitiyle açılan romanın bir Kutadgu Bilig şifresi kitabı olarak da okumak olasıdır. Yazar, SU romanı yazarken yakından inceleme şansı bulduğu Kutadgu Biligin bilinen üç orijinal nüshasından ilkini Uygur harfleriyle Türkçe yazdığı düşünülen Yusuf Has Hacib ile bu önemli eseri 1947de günümüz Türkçesine çeviren Prof. Reşit Rahmeti Aratı şükranla anıyor ve bugüne kadar Türkiyede ve dünyada hak ettiği önemi ve sevgiyi göremeyen bu güzel eserin, romanda bir şifreler kitabıymış gibi kullanılmasıyla özellikle gençler arasında ilgi göreceğini umuyor. UYUMSUZ DEFNE KAMANIN MACERALARI, SU romanından sonra TOPRAK, HAVA ve ATEŞ ile devam edecektir.
344 syf.
·7 günde·Beğendi
Su gibi bir kitap, okurken çok keyif aldım. Köklerimiz olan Orta Asya Türk boylarının Şaman, Kaman, Gök Tanrı inanışları hakkında verdiği detaylı bilgileri masalsı bir üslupla anlatmış. Daha sonra Anadolu'ya yerleşen Türk boylarının da bu inanış ve geleneklerin bir kısmının hala günümüzde de korunmasına büyük ölçüde değinmiş. Bütün bunları bu şekilde yazınca sanki sıkıcı bilgiler anlatmış gibi göründü ama öyle değil. Kitabın işleyişini öyle güzel olaylar örüntüsüyle harmanlanmış ki ben zevkle okudum. Tavsiye ederim.
344 syf.
·6 günde·5/10 puan
En son 7-8 sene önce İki Yeşil Su Samuru adlı kitabını okumuştum Buket Uzuner'in. Sevdiğimi hatırlıyorum. Keşke hep öyle hatırlasaymışım. Çünkü ilk gençliğimde bolca okuduğum bir yazardı. Geziyazıları, denemeleri beni çok etkilemişti. Balık İzleri'nin Sesi ve Kumral Ada Mavi Tuna romanları benim için önemliydi.

Başlıkta da belirttiğim gibi kitap başladığında çok katmanlı derinliği olan bir roman okuyacağımı zannetmiştim. Yüz sayfa kadar geçtim, tekrarlardan ve klişelerden usanarak zor bitirdim kitabı.

Sebepleri:

İlk evvel, kitabın edebi dili de zayıf ama bana göre en temel sorunu bir çok şeyi anlatmaya çalışıp hiçbirini derinlemesine işleyememesi. Doğa tahribatları, kadın cinayetleri, hayvan hakları, Alevi-Sunni çatışması, eski Türk kültürünün unutulmasi, kitap okumama, eğitim sistemi ve daha bir çok soruna şöyle bir dokunup geçilmiş, hiçbirine cesurca eğilim yok. Hani az az hepsinden bahsedeyim ama kimseyi de incitmeyeyim, der gibi olmuş. Keşke bu kadar üst üste yığılacağına biri ikisi ele alsaydı da daha derinlikli anlatılsaydı. Toplumsal mesaj vereceğim diye boğulmuş kitap.

Yazarın post modern dokunuşlar yapmaya çalışması, okuyucuyla araya girmesi çok göze batıyor, olmamış. Ve olayların çözümünü Kutadgubilig'den şifrelere bağlaması biraz Dan Brownculuk oynamak gibi geldi bana.

Hisleri gelişmiş, biraz da olağanüstü güçleri varmış gibi gösterilen Şaman torunları Umay Nine ve Defne'nin olduğu bölümler için fantastik desem olmuyor, büyülü gerçekçi desem sırıtıyor. Mesela Umay Nine'nin katilin bıçağını sakladığı yerden bulma gücü var ama kayıp torunu için polisden yardım istiyor. Polisten yardım istemesi polisin de iç
yolculuğuna katkı içinse hiç inandırıci değil. Yok, başka bir sebebi varsa ben anlamadım.

Aynı Umay Nine, torununu çok güzel
yetiştirmiş ama romanda çok kötü gösterilen kendi kızının kötü yetişmesinde hiç payi yok sanki. Bu Ayten neden sevgisiz ve sığ bir insan? Şaman genleri onda kendini bulamadı mı? Çok tuhaf.

Kitabın Şamanizm'den bahsettiğini duyunca sevindim, kurgunun içine yedirilmiş sandım. Ama ilerledikçe bu konuda da hayal kırıklığına uğradım. Bilgi verme seviyesinde kaldı sadece.

Kitabın genelinde kendi sürekli tekrarlama var. Hele "Istanbul'da yirmi birinci yüzyılın en sıcak yazı" cümlesini okumaktan gına geldi.

Şuan lisede olsaydım, Şamanizmi ilk kez duysaydım bu kitabı daha çok severdim sanırım.

Kitapta az da olsa sevdiğim taraflar da oldu:

Defne'ni Su kitabında yazanlar inandıricıydı ve etkiledi beni. Özellikle ilkokul ögretmeni ile yaşadıkları. Bir çocuğun gözünden kötülüğü görmek sarsıcıydı.
Sahaf Semahat'ı çok sevdim, keşke böyle biri gercekten olsaydı ve arkadaş olsaydık, dedim.
Bazı erkeklerin kadınlara bakışındaki
tespitler hoşuma gitti.
Kimi betimlemeleri özgün buldum ve sevdim.
Kutadgu Bilig gibi önemli bir esere dikkat çekmesi çok hoşuma gitti. Belki merak edenler çıkıp okuyacaklar.
Ve en çok İstanbul'u anlatışını sevdim. Özellikle Kadıköy'ü çok güzel anlatıyor yazar. İstanbul özlemim kabardı.
  • İki Yeşil Susamuru
    7.5/10 (818 Oy)706 beğeni3.876 okunma2.066 alıntı13,1bin gösterim
  • Toprak
    8.3/10 (476 Oy)474 beğeni1.565 okunma1.690 alıntı9,7bin gösterim
  • Füreya
    8.5/10 (1.032 Oy)1.070 beğeni5,1bin okunma1.383 alıntı16,7bin gösterim
  • Türkan
    9.0/10 (776 Oy)796 beğeni3.271 okunma941 alıntı9,4bin gösterim
  • Tutsak Güneş
    7.9/10 (898 Oy)801 beğeni3.282 okunma1.213 alıntı16,1bin gösterim
  • Bora'nın Kitabı
    7.9/10 (636 Oy)565 beğeni3.299 okunma443 alıntı7,8bin gösterim
  • Kumral Ada Mavi Tuna
    8.4/10 (1.937 Oy)1.821 beğeni7,1bin okunma7,3bin alıntı27,6bin gösterim
  • Uzun Beyaz Bulut Gelibolu
    8.3/10 (1.530 Oy)1.341 beğeni5,9bin okunma2.697 alıntı23bin gösterim
  • Gece Sesleri
    7.1/10 (608 Oy)468 beğeni3.205 okunma534 alıntı14,4bin gösterim
  • Kukla
    8.4/10 (1.042 Oy)1.023 beğeni4.262 okunma2.271 alıntı17,1bin gösterim
344 syf.
Başlangıçta sadece SU vardı.
Evvelce gök, ay, güneş, hava, ateş, toprak ve ağaç yoktu: Sadece SU vardı.
....
SU kaybolmaz. SU döner. SU dolaşır. SU akar.
SU gezer. SU uçar. SU yutar. Su uyur.
Ve SU bilir.


Buket Uzuner'in “Tabiat Dörtlemesi” olarak planladığı ‘Su, Toprak, Hava ve Ateş’ serisinin ilk kitabı Su. Dörtleme diğer kitaplar Toprak ve Hava ile devam ediyor, Son kitap Ateş'in ise ilerleyen yıllarda çıkması bekleniyor.

Kitap, Defne Kaman adlı bir kadının, Kadıköy'de "Barış Manço" adlı vapura bindikten sonra ortadan kaybolup, ailesi tarafından 39 saat sonra karakola kayıp müracaatı başvurusu ile başlıyor.
Defne Kaman mesleğinde çok popüler olmayan, ancak yazdığı toplumsal meseleler'den dolayı iktidar ve bazı kesimler tarafından sevilmeyen bir gazeteci.
Kitap,Defne Kaman'ın maceraları olarak adlandırılsa da,kurgusal olarak Defne Kaman'ı çok fazla göremiyoruz. Genel olarak 3 ana karakter üzerinden ilerliyor olaylar. Defne Kaman'ı bulmakla görevli polis memuru Ümit Kaman,ona bu konuda yardımcı olmaya çalışan sahaf Semahat ve Defne Kaman'ı yetiştiren, aynı zamanda bir Kam/Şaman olan ninesi Umay Bayülgen. Bu 3 karakter üzerinden ilerleyen olaylar silsilesinde, şifreler,gizemler ve birçok olaylar ile karşılaşıyoruz.

Buket Uzuner Su'da, Eski Türk kültürlere ait özellik olan günümüzde de yansıması devam eden, bir inanç biçimi olan "Şamanizm" kavramı üzerinde duruyor. Türkler içerisinde daha çok kam/kaman olarak da adlandırılan, şamanlar, zeki,olağanüstü özelliklerle donatılmış,birer şifacı olarak görülüyor.
Kitapta ki birçok olay, Şamanizm üzerinden şekilleniyor, bundan mütevellit de, birçok mitolojik öğeleri kitabın içerisinde sık sık görüyoruz.

Mitolojik ögeler ile harmanlanan Su'da 2000 sonrası Türkiye'sini görmekte mümkün, bir mesaj verme kaygısının güdüldüğü kitapta, karakterler üzerinden, toplumsal meseleler de analiz ediliyor,
Ümit Kaman'ın sevdiği kadın ile, mezhep farklılıklarından dolayı kavuşamaması, "Kadın Cinayetlerini" konu alan bir yazı yazan Defne Kaman'ın, toplumda kadının yerini irdelemesi,Kadın haklarını sorgulaması, Sahaf Semahat'ın yalnız bir kadın olarak toplum tarafından yaşadığı baskılar,Türkiye'de muhalif bir gazeteci olmanın güçlüğü, bireysel özgürlükler, "HES" projeleri, değişen doğa unsurları, iklim ve küresel ısınma gibi birçok konuda alt mesajlar veriliyor.

İncelemeyi bitirmeden önce kitapta gördüğüm,eleştirdiğim bir iki noktaya da değinmek istiyorum. İlk sayfalarda polisiye bir olay ile karşı karşıya kaldığımı düşündüğüm için,daha sağlam bir olay örgüsü bekliyordum,mantık hatalarının bazı yerlerde dikkat çektiğini söylemeliyim,kurgusal ve edebi yönden beklentimin altında kaldı kitap, dilin çok sade olması, yer yer yapay bir hava oluşturuyor, yazarın araya girip okuyucuya seslendiği bölümler de benim için birazcık dikkat dağıtıcı oldu. Ayrıca kitapta birkaç "Viral" reklamın olması ve yazarın birkaç yerde kendi kitabı "Kumral Ada Mavi Tuna'yı örnek göstermesini anlamsız ve gülünç buldum.

Genel hatlarıyla toparlayacak olursam, kitabı beğendiğimi söylemeliyim, ancak tavsiye konusunda çekimser kalacağım. Eğer daha önce Buket Uzuner okuduysanız tavsiye ederim, ama benim gibi yazar ile tanışma kitabınız olacaksa,şimdilik diğer eserlerine yönelmenizi öneririm.

Keyifli okumalar diliyorum...
344 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Buket Uzuner' in Su adlı romanı Gazeteci Defne Kaman bir yaz akşamı bindiği Kadıköy'den kalkan bir vapurada arkasına hiç iz bırakmadan kaybolmuş. Annesi, ablası be Umay ninesi ile karakolda Ümit komsere başvurmasyla başlar. Ümit komserin bu kaybalmayı arkadaşı Sahaf Semahat Ablasına anlatmasıyla olay örgüsü kurulmaya başlamıştır. Bu kaybolmada kendilerini anden tuhaf olaylar ve esrarengiz semboller arasında bulurlar.
Romamda ilgi çekici bulunan Umay ninenin ve Defne'nin eski inançlardan olan Şaman geleneğinin etkileri görünür. Şaman geleneği bilindiği gibi tek tanrılı dinlerden önce varolmaktaydı. Günümüzde de az çok etkisi bulunmaktadır. Nazar boncuğu, üzerlik, üç kere tahtaya vurmak belki bunlar gibi yüzlercesi hâla geleneklerimizde bulunmaktadır. Bunların çoğunu Batıl İnan olarak kabul etsekte çok eski dönemlerden köklerimize sinmiş geleneklerdir. Bilindiği gibi Orta Asyada Türkler İslamiyet'ten Önce Gök Tanırı ya da Gök Tengri dedikleri inanca sahip olmasının yanında bir çok dağa varlıklarına inanmışlardır. O dönemde Güneş'in, Ay'ın, Yıldırım'ın, Su'yun önem vermişler anlayamadıkları doğa güçlerini kabul etmişlerdir. Kitapta yer yer bu konularada yer vermesi kitabı efsanevi mistik bir hava içine sokmuştur. Benim böyle şeylere merakım kitabı soluksuz okumamı sağlamıştır. Dili gayet açık olması beni elimden düşürmeden okumamı sağlamıştır.
Romanda diğer bir konu işlenen bir kadın cinayetinin Gazeteci olan Defne ile ilşkisine yer vermektedir. Sonralarına doğru çözülen bu cinayetin toplumun kanayan yarasınada yer vermiştir. Bilindiği gibi eski dönemlerde özelliklede Türk toplumlarında kadınlar önemli bir yere sahipmiş. Tabiatla eşdeğer olduğu hatta tabiatı ana olarak gördükleri görmekteyiz . Umay kelimesi Türkçe bir kelime olum Tanrıça anlamına gelmektedir.Amozan Kadınlarının kökenleri İskitlere kadar gitmektedir. Yine Türk toplumlarında kadınların yeri çok önemli ve değerliymiş eski Hakanların yanında ülkeyi yönetme yetkisine sahipmiş. Fakat günümüzde kadınların en çok öldürüldüğü, dayak yediği ülkelerden nerdeyse ilk sıralardayız. Artık kadınların ötekileştirildiği, güçsüzleştildiği aşağlandığı bir dünyayaşıyoruz.
Kitapta bu kadın cinayetlerin işlenmesine yer vermiştir. Yazım burda bitirmekteyim kitabı anlatıp özet şeklinde sunmak istemedim keyifle okuyacağanız okurken düşüneceğkitap bir kitap hepinize güzel okumalar dilde yazıda yanlış yaptıysam mesaj atıp hatalarımı düzeltin iyi okumalar.
344 syf.
ilk Buket Uzuner kitabım oldu Su. Ben Su'yu sadece beğenmedim, bayıldım. Buket Uzuner yaptığı için hakkını vermiş Türk Mitolojisi'ni didik didik etmiş. Okuyunca ''keşke filmi yapılsa'' diyeceğiniz bir kitap. Defne Kaman'ı çok sevdim. Kitap toplumsal sorunlara da dikkat çekiyor o yüzden iki kat daha değerli oldu benim için. Göz ardı etmemiş yazar veya ben fantastik bir tür yazacağım toplumu katmayayım işe dememiş.Defne Kaman, Kutadgu Bilig, Umay Bay-Ülgen. Selamlıyorum hepsini. :)
329 syf.
·23 günde
Elinize aldığınız an kendini okuyan bir kitaptı :) Birçoklarına çerez gelebilecek bir kitap, doğrusu çok çetrefilli kitaplar okuyorsanız bir SU molası verin derim. Okunmaya değer mi? Evet. Çünkü günümüz toplumsal sorunlarından tutun da aşka kadar her şeye değinilmiş bir kitap.
Bu kitabı “şeftali çekirdeği” kadar sevdim...
344 syf.
·Puan vermedi
şamanizm ile ilgili bilgiler edineceğim sevinciyle aldım fakat kaybolan kızın peşine düşen komserin hayatını,aşk acılarını,hayal kırıklıklarını okudum..ben pek beğenmedim..
344 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Buket Uzuner'in tabiat dörtlemesinin henüz piyasaya çıkmamış son kitabı "ateş" dışında yayımlanan üç kitabını okuyup bitirdim ve tek kelime ile hayran kaldım diyebilirim.

Yazarın amacının farkındalık yaratmak, insanları bilinçlendirmek ve unutturulmaya çalışılan kendi öz kültürümüzü bizlere yeniden hatırlatmak.

Hepimiz Yunan mitolojisine ait tanrıların, kahramanların çoğunun adını iyi kötü biliriz, duymuşluğumuz vardır ancak Türk mitolojisinin de en az Yunan mitolojisi kadar büyük ve güçlü olduğunu bilmeyiz (ben dahil). Yazar belki de bunu kendine görev edinerek böylesine büyüleyici bir seriye imza atmış. Okurken şaşırdım, şaşırırken bilgilendim, birçok sey öğrendim, daha once öğrendiğim bazı konuları bu kitap da görünce bilgi birikimimden mutlu oldum.

Peter Ustinov okullarda yanlış eğitilmemize değinerek "bana okulda öğretilenleri unutabilmek için on beş yılımı verdim" demişti. Tıpkı bunun gibi bizlere kendi öz kültürümüzü unutturarak yerine konan arap kültürünün (islamdan bahsetmiyorum, arap örf, adet ve geleneklerinin islam adı altında dayatılmasından bahsediyorum) kendi kültürümüzmüş gibi yansıtılması uzun zamandır rahatsız edici geliyor bana.

Uzuner bu kitabında Göktanrı inancı, Şamanizm, Orta Asya Türk kültürü konularında epey bilgilendiriyor ve farkındalık yaratıyor ve bunu sıkıcı bir biçimde değil de roman tadında yapıyor.

Sözgelimi Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi kitabını yazarken Türk mitolojisinden etkilendiğini ben dahil hiçbirimiz bilmiyoruz. Oysa yüzüklerin efendisinde geçen "orta dünya" kavramı dahil birçok fantastik terim ve hikaye Türk mitolojisine dayanıyormuş.

Uzun zamandır hiçbir şeyin rastlantı olduğuna inanmıyordum, her şeyin biribirine bağlı olduğunu ve tüm canlıların eşit olduğunu öğreneli, doğaya , diğer canlılara saygılı olmaya başlayalı çok olmuştu. Ve bu kitabı okuduğumda ne kadar doğru yolda olduğumu görmüş oldum
344 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
İnsan bazı kitapları okurken doğru yer ve doğru zamanda okurmuş. Benim için de bu kitap öyle oldu. İstanbul'u gezdikten sonra, uzun zamandır kütüphamemde bu kitabın bulunması ama okuyamamak asla bir tesadüf değildi, biliyorum. Uzun zamandır okuduğum ve okurken rüyalarımda görmek istediğim, hatta romanın kahramanlarının hepsinin birer iyi dostum olduğu endişiseni kapıldığım, çok etkilendiğim bir roman oldu. Hatta öyle ki kitap okuyan bir çok dostum çok iyi ki bilir ki, en iyi hayalî arkadaşım oldu Defne Kaman ve büyükannesi Umay Nine...

Kitap Uyumsuz Defne Kaman'ın Beşiktaş Vapurunda yaptığı bir haber yüzünden aniden kaybolmasıyla başlıyor. Tabii bu sırada Türk mitolojindeki geleneklerlerden, otacılardan, şamanizmden, kâm geleneklerinden, Orta Asya'da şam gelenekleriyle dans eden sanki ana kraliçe olan Umay Nine ve bir sürü detay ile sanki zamanda yolculuk yapıyorsunuz.
Etkilenmek mi? O ne demek efendim! Adeta Umay Nine'nin en sağlam müridi oldum.
Tabii yazarın daha önce birçok kitabını okumuş olmama rağmen bu kitapla hem kütüphanemde hem de kalbimde adeta yeniden devleşti.

Bir sonraki seri ile Toprak ile devam edeceğim için daha şimdiden çok heyecanliyim!
Artık eski baş ucu tüm kitaplarımı yeniden kütüphaneme koydum ve yeni baş ucu kitabımla ve hala üzerimden atamadığım o muhteşem kurgusuyla, üslubu ile Türk edebiyatının en tepesine yerleştirdim.
Kesinlikle ve şiddetle ve acil olarak herkese tavsiye ederim.
344 syf.
·8/10 puan
Buket Uzuner ile ilk tanışmam Kumral Ada Mavi Tuna ile olmuştu.Yalın ve akıcı bir anlatımı ve kurgusu var.Bu kitapta da Kam ve Kamanlar ile ilgili bilgilere erişebiliyorsunuz hem de konudan hiç kopmadan.Mesela ben Paganlar da sadece Türkler de kadının da Kaman olabildiğini öğrendim.Devamı olan Toprak 'ı da okuyacağım.Mavi boncuktan, kurşun dökmeye , ağaç süslemekten, üzerlik otu yakmaya pek çok adetimizin köklerinin kaman kültüründen bize miras kalması ve halen uygulanıyor olması genetiğimizden bazı şeylerin koparılamayacağının da güzel bir örneği ,çoğumuz bunu bilmesekte...
344 syf.
·17 günde·Beğendi·8/10 puan
Gazeteci Defne Kamanın kaybolması ve Ümit Komiser ile Sahaf Semahat in onu aramasıyla başlayan kitap kaman geleneklerini de aktararak devam ediyor. Devam ederken toplumu fazlasıyla ilgilendiren kadın cinayetleri, eşitsizlik gibi konulara da değiniyor. Kitap sizi yormuyor, kendini okutuyor. Seri bir kitap zaten. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim
Zorbalar belki insanlara kendi hikayelerini, belki adlarını unutturur ama hiçbir zorba insanın kökünü silip yok edemez.
Buket Uzuner
Sayfa 210
Çoğumuz kendi söylemek istediklerimizi söylemek için diyaloğa girer, karşımızdakini dinlemeyiz.
Buket Uzuner
Sayfa 147 - Everest Yayınları
acının insanı uyuşturan kimyası, zaten sabrı ve hoşgörüyü hayat felsefesi yapmış bir gelenek içerisinde büyümüş Ümit’in, son iki yıldır kendi hayatını bir başkasınınkiymiş gibi dışarıdan seyretmesine yol açıyordu. seyrettiği hayat başkasının olunca, müdahale etmeden, bir gün kendiliğinden oluşacak bir mucize ile derdi bitecekmiş gibi plastik duyguya kapılıyor, yabancılaşıyordu. gerçekte hayat da, ruh da, beden de kendinindi ve galiba hepsini delik değişik ediyordu.
Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme! Çünkü orası, gidişatın değişeceği yerdir!
Zekası veya erdemiyle bizi şaşırtan insanların yarattığı mahcubiyet, kendi önyargılarımızla hâlâ yüzleşebildiğimizin de sevindirici bir işaretidir.
Buket Uzuner
Sayfa 160 - Everest Yayınları
"Son ağaç öldüğünde, son ırmak zehirlendiğinde ve son balık tutulduğunda parayı yiyemeyeceğimizi anlayacağız"
Hayatta en iyisi, başkaları gibi olmaya çabalamak yerine kendin gibi kalmak, kendine ve başkalarına hayırlı kılmaktır. Kendine hayrı dokunan kutludur, başkalarına da hayrı dokunur ki, daha da mutlu olur.
Buket Uzuner
Everest Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Su
Alt başlık:
Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları 1
Baskı tarihi:
27 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051410036
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Su
Water
Buket Uzunerin, bugün Anadoluda yaşayan her kültürü derinden etkilemiş kadim Kamanlık (Şamanizm) geleneğinin dört unsuru olan SU, TOPRAK, HAVA, ATEŞten ilham alarak yazdığı yeni romanı UYUMSUZ DEFNE KAMANIN MACERALARI dörtlemesinin ilk kitabı SU çıktı!.. Gazeteci Defne Kaman bir yaz akşamı bindiği vapurda arkasında hiçbir iz bırakmadan kaybolur. Onu aramakla görevli Komiser Ali Ümit ile arkadaşı Sahaf Semahat kendilerini aniden tuhaf olaylar ve esrarengiz semboller arasında bulurlar. Bir yandan kendi hayatlarını sakatlayan yasak ve tabulara rağmen ayakta kalmaya çalışırken, kayıp gazeteci Defne Kamanın peşinde nefes nefese bir maceraya sürüklenirler. Buket Uzuner, SU romanında bütün canlı varlıkları eşit değerde kabul ederek doğayı ve yaşamı kutsayan kadim Türk geleneği Kamanlıka (Şamanlık) selam ederken, okurları hem eko-feminist bir okumaya, hem de 1000 yıl önce Uygur harfleriyle ön-Türkçe yazılmış olduğu düşünülen (Mutluluk Bilgisi) KUTADGU BİLİG ŞİFRESİ ile zihin oyunlarına davet ediyor. (Arka Kapaktan) GENEL BİLGİ Kutadgu Bilig yazarı Yusuf Has Hacibin Aklın süsü dil, dilin süsü sözdür. Kişinin süsü yüz, yüzün süsü gözdür. beyitiyle açılan romanın bir Kutadgu Bilig şifresi kitabı olarak da okumak olasıdır. Yazar, SU romanı yazarken yakından inceleme şansı bulduğu Kutadgu Biligin bilinen üç orijinal nüshasından ilkini Uygur harfleriyle Türkçe yazdığı düşünülen Yusuf Has Hacib ile bu önemli eseri 1947de günümüz Türkçesine çeviren Prof. Reşit Rahmeti Aratı şükranla anıyor ve bugüne kadar Türkiyede ve dünyada hak ettiği önemi ve sevgiyi göremeyen bu güzel eserin, romanda bir şifreler kitabıymış gibi kullanılmasıyla özellikle gençler arasında ilgi göreceğini umuyor. UYUMSUZ DEFNE KAMANIN MACERALARI, SU romanından sonra TOPRAK, HAVA ve ATEŞ ile devam edecektir.

Kitabı okuyanlar 3.010 okur

  • Azra Dursın
  • Pinar Chem
  • Melike Balkarlı
  • Nakibe
  • pelin şenoğlu
  • Prensin prensesiyim çünkü sevgilim var❤
  • La Lune
  • SERPİL ADIHAN
  • esen Sarıkaya
  • RoadNotTaken

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%4.2
13-17 Yaş
%5.9
18-24 Yaş
%17.3
25-34 Yaş
%26.3
35-44 Yaş
%31.6
45-54 Yaş
%12.6
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%84.1
Erkek
%15.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23 (191)
9
%17.4 (145)
8
%22.3 (185)
7
%19 (158)
6
%8.8 (73)
5
%3.7 (31)
4
%2.2 (18)
3
%0.8 (7)
2
%0.7 (6)
1
%1.6 (13)

Kitabın sıralamaları