Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları 1

Su

Buket Uzuner

Puan

7.910 üzerinden
1.578 kişi
4/10
·344 syf.·
2025 4. kitabı
Su- Buket Uzuner Evet hasta bir dönemde, ağır gelmeyecek bir kitap seçeyim derken hem de Şamanizm, Eski Türk gelenekleri işlenen bir seri karşıma çıkınca okumak istedim. Edebi dilinin vasatlığını en başta belirtmek isterim. Bilinçli ve olgun bir okursanız size çok basit ve tatsız gelecektir. Lise yıllarımda olsam gerçekten bu konuları işlediği için seveceğim bir seri olabilirdi ama hala edebi dilinin vasatlığını lise çağı için de geçerli olduğunu söyleyeyim. Peki neden vasat... 1-Karakter gelişimi, betimlemesi yok ve eksik. Karakterleri tam oturtamadığından hepsi aynı tonda konuşuyor, farklılaşıp özelleşemiyorlar. Alevi karaktere sadece can kelimesi yapıştırıyor mesela, Albino bir karaktere hep o neydi albino olan vs gibi açıklaması karakteri özümseyemediği buralardan belli kendisi için ayırt edici özellikler belirtmiş gibi 2- Her şeye değinmek isteyip hiçbirini tam olarak anlatamaması. Türkiye sorunlarına işlemeye çalışıp,; kadın cinayetleri, cinsiyet ayrımı, iklim sorunları, Kürt-Türk, Alevi-Sünni, hayvan hakları, eğitim sorunu vs... 3- Bağlamım eksik olması, hikayenin tam oturtulmaması. Bunun nedeni karakterlerin tam özümsenmemiş olduğu için sanırım. Buket Uzuner anlatmak isteyeceği o kadar şey varken bir türlü bu düğümü çözememiş olduğunu görüyorum. Şamanizm ve eski kültürle doğa ilişkisini daha iyi ele alabilirdi. 4- Kelimelerin köken anlamlarını göstermek için fazla abartması. Karakterleri şamanizm inanç ve Tük mitolojisi üzerinden adlandırmaları yapması ama bunun rahatsız edici bir boyuta getirmesi. Kimini ise eksik anlatması belki serinin diğer kitaplarında ele almış olabilir. Mesela Kahvaltıyı kahve-altı diye anlatması ve ilerleyen bölümlerle hep kahve-altı diye yazması... 5- Aile ilişkisini üstünkörü yapılması, Defne'nin annesi ile ilişkisi çocukken Umay
Roman
SuBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20196,2bin okunma
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 10:16
Doğayı duymak, suyu dinlemek Bu kitabı okurken sadece bir karakterin değil, kendi iç yolculuğumun da izini sürdüm. Defne Kaman’ın kayboluşuyla başlayan bu hikâyede, ben en çok doğayla, kadim bilgilerle ve suyun sakin ama güçlü çağrısıyla karşılaştım. Su sadece bir element değilmiş meğer, bir dili varmış, bir hafızası… Ve Buket Uzuner bunu bana öyle zarif bir şekilde anlattı ki, okurken defalarca durup düşündüm: “Ben doğayı gerçekten duyuyor muyum?” Sahaf Semahat’la sohbet edermiş gibi hissettim bazı yerlerde. Komiser Ümit Kaman’ın kafasındaki sorulara ben de ortak oldum. Kitap bittiğinde ise elimde sadece bir roman değil, sanki içimde açılmış yeni bir pencere vardı. Doğayla bağ kurmak, geçmişin bilgeliğini bugünün karmaşasında hatırlamak, sezgilerle düşünce arasında bir yerde dinlenmek isteyen herkesin bu hikâyede kendinden bir şey bulacağına inanıyorum. Su, yalnızca bir kayboluşun değil, hatırlayışın da romanı. Ve belki de bazen kaybolmak, kendimize en çok yaklaştığımız andır. Yıllardır okumayı erteliyordum. Şimdi ise kendime şunu söyledim: “İyi ki sonunda okudum, ama keşke daha önce tanışsaydım bu dünyayla."
SuBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20196,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Belki biraz uyumsuzuz…
10/10
·344 syf.··
2023 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2023 11:31
Buket Uzuner’in Tabiat Dörtlemesi serisinin ilk kitabı Su… Mitolojik bir kitap belki de… Ama aklınıza hemen Yunan mitolojisi gelmesin. Bizden, içimizden, bağrımızdan bu mitoloji… Şamanizm öğretilerinin yoğun bir şekilde hissedildiği bir üslupla kaleme almış yazar. “İnsanın mutluluğunu sahiden paylaşacak birini bulması dünyanın en zor işidir!” Ne kadar da sahici bir söz. Mutluluğumuzu paylaşıyoruz hem de çoğu zaman tanımadığımız insanlarla “sosyal medya”da… Ama sahiden paylaşacağımız biri var mı? Varsa ne mutlu size. “…Türkiye'de Kaf Dağı'nın gerçekte var olmasından çok daha ütopikti…” Nedir bu ütopik olan? Kadının da hayatını sevdiği bir uğraşa adayabilmesi… Romanın bir kadın kaleminden çıktığı apaçık ortada. Ve bu durum oldukça hoşuma gitti. Dimağınızda hoş bir tat bırakacak bir üslup bu. Ne uzun ne kısa, karınca kararınca… "Son ağaç öldüğünde, son ırmak zehirlendiğinde ve son balık tutulduğunda parayı yiyemeyeceğimizi anlayacağız…” (Kızılderili atasözü) Gazeteci Defne Kaman, çevresindekilerin deyimiyle uyumsuz Defne, paranın yenmeyecek bir şey olduğunu Şaman Umay ninesinden küçük yaşlarda öğrenmiş… Bu yüzden kendini doğaya adamış bir çevresever. Hatta yılmaz bir dünya savunucusu, tabiat tutkunu, koruyucusu… Bir sabah Barış Manço vapuruyla karşı yakaya geçerken ortadan kaybolur. Ve olaylar gizemli bir şekilde gelişmeye başlar. Kitap ve hayvan sevmeyen insana güvenmeyen Sahaf Semahat. Bu karakter… Buket Hanım bunu mutlaka ayrı bir roman başkarakteri olarak düşünmeli. İçinde gri bulutlar gezinen Semahat. Bittabi Ümit Kaman… Komiser Haydar Ümit Kaman… Yazarın kalemiyle Defne’nin peşinde içsel yolculuğunu tamamlama yolunda emin adımlarla ilerledi… Dünya üzerindeki en güzel esmer Tasvir’e aşık… Güzel, saf, temiz ve engel tanımaz bir aşk okudum burada. Bu kitabı
Edebiyat
SuBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20196,2bin okunma
Derin Gibi Başlayip Sığ Bitti
5/10
·344 syf.··
2020 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2020 08:08
En son 7-8 sene önce İki Yeşil Su Samuru adlı kitabını okumuştum Buket Uzuner'in. Sevdiğimi hatırlıyorum. Keşke hep öyle hatırlasaymışım. Çünkü ilk gençliğimde bolca okuduğum bir yazardı. Geziyazıları, denemeleri beni çok etkilemişti. Balık İzleri'nin Sesi ve Kumral Ada Mavi Tuna romanları benim için önemliydi. Başlıkta da belirttiğim gibi kitap başladığında çok katmanlı derinliği olan bir roman okuyacağımı zannetmiştim. Yüz sayfa kadar geçtim, tekrarlardan ve klişelerden usanarak zor bitirdim kitabı. Sebepleri: İlk evvel, kitabın edebi dili de zayıf ama bana göre en temel sorunu bir çok şeyi anlatmaya çalışıp hiçbirini derinlemesine işleyememesi. Doğa tahribatları, kadın cinayetleri, hayvan hakları, Alevi-Sunni çatışması, eski Türk kültürünün unutulmasi, kitap okumama, eğitim sistemi ve daha bir çok soruna şöyle bir dokunup geçilmiş, hiçbirine cesurca eğilim yok. Hani az az hepsinden bahsedeyim ama kimseyi de incitmeyeyim, der gibi olmuş. Keşke bu kadar üst üste yığılacağına biri ikisi ele alsaydı da daha derinlikli anlatılsaydı. Toplumsal mesaj vereceğim diye boğulmuş kitap. Yazarın post modern dokunuşlar yapmaya çalışması, okuyucuyla araya girmesi çok göze batıyor, olmamış. Ve olayların çözümünü Kutadgubilig'den şifrelere bağlaması biraz Dan Brownculuk oynamak gibi geldi bana. Hisleri gelişmiş, biraz da olağanüstü güçleri varmış gibi gösterilen Şaman torunları Umay Nine ve Defne'nin olduğu bölümler için fantastik desem olmuyor, büyülü gerçekçi desem sırıtıyor. Mesela Umay Nine'nin katilin bıçağını sakladığı yerden bulma gücü var ama kayıp torunu için polisden yardım istiyor. Polisten yardım istemesi polisin de iç yolculuğuna katkı içinse hiç inandırıci değil. Yok, başka bir sebebi varsa ben anlamadım. Aynı Umay Nine, torununu
SuBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20196,2bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 65. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 05:15
Öyle bir kitap ki Su başlayınca ve biraz ilerledikçe bir bölüm daha okuyup bırakayım derken bir bakmışsın saatler geçmiş ve kitap bitmiş… Kesinlikle tavsiye ediyorum…
SuBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20196,2bin okunma