Gönderi

Puan vermedi·184 syf.··
2020 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2020 22:04
... Çoğunuz incelememi okumadan geçecek biliyorum ama sıradan bir başlangıç yapmak ta istemiyorum. Nasıl başlamalıyım onuda bilmiyorum. Zezé dayak yese bile susmayan biri. Ben ise dayak yememek için susan biri... Belki kitapta geçen ailenin tavrı bana tanıdık geldiği için bu kadar sahiplendim bilmiyorum. Ama Zezê bana abimi hatırlattı desem yeridir. Aradaki fark abim bile bile hata yapmazdı Zezê gibi. Herneyse. Son itiraftan önce; yani hikayenin bittiği kısımda yarım kalmış gibi hissettim. Kitabı okuyan herkes benimle aynı fikirdemi bilmiyorum ama "Íyi ya da kőtü bir son bekliyordum" demiyorum. ŞAŞIRTICI bir son bekliyordum. Ama bu yoktu. Fakat bu kitapta bir eksiklik etkisi yaratmıyor. Yazar olayları,Zezé'nin haylazlıklarını,kahramanlıklarını (kimsenin çirkin diye çiçek gőtűrmediği sınıf őğretmenine çiçek gőtürmesi benim için kahramanlıktır.),ve yediği dayakları őyle etkili anlatmış ki; kitabı okurken bir yerde birden bire gűlűp,başka bir yerde aniden ağlamaya bašlayabilir insan. Muhteşem bir kitaptı. Anladığım kadarıyla kitabın başkahramanı( yani Zezê) yazarın kendisiydi. Buna karşın; kral kardeşi Luís ve Zezê'yi dayaklardan koruyan ablası Gloria'nın kendi hayatlarına son vermiş olmaları beni çok űzdű. "Kitabı okuyun" ya da "okumayın" demiyorum. Íncelemesini yaptığım/yapacağım hiçbir kitap için de bunu sőylemeyeceğim. Çűnkű incelemeyi okuduktan sonra kararınızı kendiniz belirleyin istiyorum. Ama her zaman şunu sőyleyeceğim; "Bir kitabı okuduğunuz da kazanacağınız bir şey olur mu bilmiyorum ama kaybedeceğiniz bir şey yok. Fakat kitabı okumadığınız zaman kesinlikle kazanacağınız bir şey varsa da kesinlikle kaybedersiniz." ...
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2014275,2bin okunma
·
1 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Şeker Portakal'ı... Sanırım kitabın 3-4 yerinde ağlamıştım.. Bu kitabın ne kazandıracağına ne kaybettireceğine değinmişsin ben de ufak bir değineceğim. Öncelikle Zeze karakteriyle dünyaya bir çocuk gözüyle bakmayı tekrar keşfediyorsun. Kitapta Zeze'yi yaşarken insanlara bakışını, onları yer yer sevip yer yer kızıp yaptığı hal ve hareketleriyle bize sevimliliğiyle renk katıyor. Ben kitapta yoksulluğu iliklerime kadar hissetmiştim. Hatta ağlama sebebim bir babanın oğluna noel hediyesi alamayacak kadar yoksul olması ve oğlu ile diyaloğu. Yoksulluk evet kim ne kadar yaşadı bilinmez ama bu kitapta bunu tadıyorsun. Zeze'nin Portuga ile dostluğunu görüp dostluk nedir nasıl yapılır onu tekrar sorguluyorsun kendi gözünde. Fedakarlık, evet fedakarlık bir insanın bir insana yapabileceği fedakarlıklarına da rastlamak mümkün. Kitapta Zeze'nin ilk önce Portuga'ya beslediği ön yargılı tutumunu ardından tanıştıktan sonra sıkı sıkı dost olmalarına tanık olunca ön yargının ne kadar da boş, gereksiz bir safsata olduğunu günlük hayatımızda kesinlikle yeri olmadığının da farkına varıyorsun. Ayrıca kitapta Zeze'nin ailesi üzerinden ne haşince bir şiddet gördüğüne de tanık oluyoruz. Bu da tamamen Zeze'nin ailesinin Zeze'yi anlamamasından ve onun özgürlüğünü kısıtlamasından ötürü olduğunu aile içi davranışların bir çocuğu nasıl etkilediğini görüyoruz. Ablasının kardeşine şefkatini, sıcak ve iyimser tavırlarla onu sahiplenmesini ve abla kardeş ilişkisinin bir çocuğu nasıl etkilediğini dahi görüyoruz. Anlatılacak çok şey var ama Zeze elbette bu yaşadıklarının hiçbirini hak etmedi. Belki de o bizlere duygusal anlamda yol gösterici bir dostumuz oldu kitapta. Ve birçok duyguyu bize yaşattı. Kitap okunmalı. Hiçbir şey kaybetmezsiniz. Kazanacak çok şey var... Keyifli okumalar dilerim. :')
Bir Âşık ı Mehcûr
Gönderi Sahibi
:)