Puan vermedi·256 syf.··Beğendi
· Öncelikle bir dönem kitabı olduğunu vurgulamak gerekli.İçerikte ise çok yönlü bir anlatım mevcut.Sabahattin Ali dönemin sosyal siyasal ve kültürel yapısını yine dönemin aydınları,gençleri ve halkını baz alarak eleştirel bir uslupla kaleme almış .Kişiler üzerindeki psikolojik analizleri ve felsefi yaklaşımıda kurgunun değerini bir o kadar perçinlemiş. Yazar Karakterlerin duygu ve düşüncelerini net bir şekilde ifade etmesini sağlayarak romanı çok daha anlaşılır ve yalın hale getirmiştir.Eminimki herkes her karakterde kendinden bir şeyler bulmuştur.Ömerle, bireyin birey olabilme yolundaki sancılı sürecine şahit oluruz.Tembelliğin acizliğin kararsızlığın benlik algısına vurduğu darbeleri gözlemleriz.An be an kendine yabancılaşmasını izleriz.Farkına vardığında ise kurduğu cümle sarsıcıdır."İnsan bütün bu pislikleri ancak yalnız başına ve dövüne dövüne,didine didine üstünden atabilir...Ama yalnız başına...Kimseye bir şey sıçratmadan"...Yazar burada yine bireyin önemine işaret eder.Bedri karakteri sağduyuyu ve aklı ön plana çıkarır. Ömerin gerçekleştirmesi gereken tavırları Bedri karakterinde gözlemleriz aslında.Macide karakteri halkı temsil eder.Toplumdan kendini soyutlamış sevgi arayışı içinde ancak bakış açısını genişletebilmiş biridir.Zaman zaman Ömere ve topluma eleştirel yaklaşımını gözlemleriz.Ve Hafız Beyin cümleleri algılarımızla oynar resmen."Sana teşekkür borçluyum evlat...Bana dünyanın hakikaten suratına tükürülmeye bile değmez olduğunu ve bu dünyada suratına tükürülmeyecek bir tek,ama bir tek insan bile bulunmadığını sağlam bir şekilde ispat ettin.Beni boş hayallerle avunmaktan,yaptığıma pişman olmaktan kurtardın."
Aydın geçinen kesimin içerisinde bulunduğu çürümeyede dikkat çeker yazar.Ahlaki değerlerin,etik değerlerin toplum üzerindeki etkilerini geniş bir bakış açısıyla ele alır.
Tek kelimeyle şahane bir eser.Kalemine sağlık Sabahattin Ali.
Siyasetin kirli oyunlarına kurbanlar verilmeyen, özgür ve adil bir dünya dileğiyle.
Keyifli okumalar.