Özgürlük Düşmek Midir?
Puan vermedi·104 syf.··
2020 30. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2020 01:52
Seçkin bir avukatın cezaevi yargıcına dönüşünün öyküsü. Kitaba tam olarak bir roman gözüyle bakmak hata. Kitap daha çok bir derdi olan, anlatacak şeyleri olan birinin iç dökmesi, haykırışlarına tanık olmamızı sağlıyor. Kafasındaki soruların peşine düşmesi sonucu ortaya çıkan sürecin ve bu sorunun kafasına dank etmesinin bir ana bağlı olduğunu gösteriyor. Sayfa sayısına kanmamak gerekir. Okuması çok zor bir eser. Akıcılığından ya da sadeliğinden bahsetmiyorum. Anlatılanlar arasında bağ kurabilmek için zihnin açık olması gerekiyor. Kitap yoğun bir kitap. Aslında okurken size de sorular soruyor. Hayatınızı sorgulatıyor. Özgürlük olduğunuz zaman modern toplumun dışında kalmak zorunda mıyız? gibi... Ortada doğru düzgün bir olay akışı yok. Barda oturmuş birisinin kendi yaşantısını rastgele anlatması şeklinde ilerliyor kitap. Ortaya konulan karakter: Jean-Baptiste Clamence. Clamence, saygın bir avukat. Para sorunu çekmiyor. Terbiyeli, erdemli, yakışıklı, çekici bir kişi çıkıyor karşımıza. Bu toplum içerisinde yaşadığı dönem. Yani içimizden biri. Bunu da şu şeklide belirtiyor: Günümüz insanı: Zina ediyordu ve gazete okuyordu. Kitabın yazıldığı dönemde televizyon ve internet bu kadar yaygın olmadığı için gazete demiş. Bugün televizyon ve internetin başından kalkmıyoruz çünkü. Güzel kadınlarla yatan, iyi giyinen, para sıkıntısı çekmeyen ve saygın bir avukatken bir gece köprüden atlayarak intihar eden bir kadının suya vuruş sesini duyar, o andan sonra hiçbir şey aynı olmaz. Olamaz. Dönüşüm ve değişim de başlar. O an bir ikilemde kalıyor. Yardıma gidip gitmeme konusunda tahmin edileceği üzere gitmiyor ve o andan sonra artık eski avukat olamıyor. Gündelik yaşam hırslarının peşinden koşmayı bırakıyor. Toplumun ona dayattığı iyi olma aslında riyakarlık isteyen şeylerden kopmaya başlıyor. Daha önce istemese de yardıma koşan adam gidiyor içinde sadece kötülük hissi oluşan adama dönüşüyor. İstediği şey güçlü olmak, kötü davranmak. Yazar avukatlıktan cezaevi yargıçlığına düşüyor. Cezaevi yargıçlığı derken fiili anlamda değil düşüncelerinin sisler arasında kalmasını anlatmak için kullanıyor onu. İnsan istediği gibi yaşadığı zaman, toplumun ona zina etmesinden kaçtığı için düşüş mü yaşar? Kendince bunun cevabı bellidir. <Toplumun bir tür yok etme için örgütlenmiş olduğuna dikkat ettiniz mi?> İnsanın kendisi olması çok mu zordur? Açık açık tanrıya inanmadığını belirtir. Hatta şöyle der: <Ben her akşam dua eden Tanrıtanımaz bir romancı tanıdım böylece. Kitaplarında Tanrı'ya nasıl da giydiriyordu!> Özgürlük, ölüm, toplum üzerine iyice düşünülmüş ve ortaya bombalar atan cümleler içerisinde kendinizi bir dehlizin içerisinde ışık ararken buluyorsunuz. 'Yabancı' adlı eserinden sonra okuma tavsiyesidir. Mutlaka okunulması gereken bir kitap daha.
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
·
3 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.