·336 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Mayıs 2020 20:44 Mucizelerin, aşkların ve mutluluğun hiç değmediği yaşamlar var; Mürşit ve Madenci.
Bazılarının gerçekten gidebileceği bir yer yok. Bazılarına gerçekten yollar yardım etmez.
“Mürşit’in içinden Madenci’yle birlikte gitmek geliyordu. Ama bu yol onu bir yere götürmez. Hiçbir yol onu hiçbir yere götürmez. Hancı doğdu o, adı üstünde, otelci. Gidemiyor. Kalamıyor. Hayat bir pergel diye düşündü; ama ben pergelin sabit ayağıyım, küçük büyük daireler çizenler başkası. (S215)”
Bazılarının geçmişleri tüm zamanlarının tek kipi olur. Geçmiş, şimdiki geçmiş, yarınki geçmiş. Geçmişin sesi susmayan, dinmeyen, bitmeyen, pislikten vazgeçmeyen sineklerin uğultusu gibi sarar başlarını; umuda, geleceğe ve yeni başlangıçlara dair her türlü düşünceyi tahrip eden fırtınanın kozlarını ellerinde döndürür durur. Bazıları sadece kendi etrafında döner durur, gitmeyi hayal ederken, geri gitmek isterken, adımları sadece kendi etrafına çizilmiş yörüngede gider.
Yerlerinde olmak istemeyeceğimiz adamların hikayeleri. Çıplak gerçeğin resimlerinden yazılmış bir kitap, rahatsız edici ve sürükleyici.
Acı kibirli ve bencildir, yerleştiği benliğin gözlerini kör eder ki kendi varlığının önüne geçmesin hiçbir şey; ama acının kibri bu, insan iradesinin dışında gerçekleşen-kader ve zaman gibi- bir şey.
Kader kimileri için değiştirilebilir ve bükülebilir, kimileri de kader tarafından değiştirilir, bükülür.