Hızlandırılmış Hayatlar (Mayıs Ayı Hikaye Etkinliği)
hizliresim.com/DjUkEy - İlgili resim: No 11 Sert zeminin soğuğu yine yanağımı hissizleştirmişti. Yerdeki tüpün üstünde her gün, her öğün yediğimiz yemeğin buharına takıldı yeni açılan gözlerim. O buharı gördüğüm her güne, her öğüne şükrederim. Aynı yemekten bahsettim diye şikayet ettiğimi düşünmeyin hemen. Kendimize zor yeteceğinden, yan komşuya ikram edemeyeceğimizin utancı ile birlikte, boğazımdaki yumruyla, sırf hayatta kalabilmek için yiyeceğim o yemeği. Bizim evde -ki evden kastım dört odalı değil, yıkık dört duvarlı, tek göz oda- yemekler mum ışığı ve arka fonda bir ses eşliğinde yenir. Neden mum ışığı çünkü elektrik yok. Neden arka fonda bir ses çünkü bomba, füze, savaş uçaklarının kulaklarımızı sağır ettiği tek bir gün yok. Ama mum ışığında yemek yediğim sıcacık bir ailem ve geçen savaş uçaklarını, yere düşen bombaların gökyüzünde oluşturduğu kızıl, sarı, siyah renk cümbüşünü, her daim dumanlı gökyüzünü seyredebileceğim, tavanı olmayan, yıkık, dört duvarımız var. Yaşım 10 ama siz annem ve babamın yaşındaymışım gibi hayal edin beni... Temyiz çağına ulaştığımdan beri - ki bu da erken gerçekleşti- anne babamla aynı şeyleri yaşadım. Gözlerim (aynı) eli silahlı, üniformalı, sert mizaçlı adamları(!) gördü. Kulaklarım (aynı) düşen bombaların, tank, siren, çığlık, inleme seslerini işitti. Sahi, babamdan daha iyi işittiğimi düşünüyorum çünkü onun bir kulağı yok. Ağabeyim neden hep sol eliyle yer diye düşünürdüm. Hepimiz sağ elimizle yerken, neden sol el... Onu da erken ulaştığım temyiz çağımın başlarında öğrenmiştim. Ağabeyim kendine has bir özellikten dolayı yiyormuş sol eliyle. Sağ kolu dirsekten aşağı eksik olduğu için yani. Yoksa Peygamberimiz'in sünneti olan, sağ elle yemek yemeyi neden icra etmesin? Yaşım 10 ama siz beni evimiz dört odalı iken kurtardığım, tüm uzuvları tam olan kucağımdaki yumuşak, biraz kirli olan oyuncak filimle hayal edin...
1000Kitap
··
7 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Elinize sağlık, fremin kafanızdaki öyküsünü güzelce anlatmışsınız birinci tekil şahıstan. Savaş yıkıcı bir şey elbette, ama siz biraz fazla üstümne gelmişsiniz sanki okuyucunun bu yönde. Bir de bir çocuğa göre fazla büyük laflar da var arada, belki de erken olgunlaşmasındandır koşullardan ötürü. Teşekkürler katkınız için etkinliğe.
*Nihal*
Gönderi Sahibi
Düzenlediğiniz etkinlik ve bu etkinliğe rastgeldiğim için de ben teşekkür ederim size.