·109 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Mayıs 2020 21:16 Herkese merhaba.
Sürekli karşıma çıkan ama bir türlü fırsat bulup alamadığım bir kitapla geldim sizlere. Ama sonunda alıp okudum ve mutlu olduğumu belirtmek isterim.
Beyaz Geceler, bir kadın ve bir adamın rastlantı sonucu karşılaşmasıyla başlıyor her şey. Petersburg'un dört gecesinde geçiyor. Bu dört geceye Dostoyevski Beyaz Geceler ismini vermiştir. Bu dört gece de bir kadın ve bir adamın dostluklarına tanıklık edicez. İki hayatın bilinmeyen sırlarını ve yaşanmışlıklarını öğreneceğiz. İki hayat, iki acı.. Aynı zaman da hüzünlü bir aşk hikayesine de tanıklık edicez.
Genel olarak kitabı sevdim ve okurken çok da sıkıldığım söylenemez. Daha doğrusu kitap beni içine çekti ve severek okudum. Farklı ve kısa bir hikaye oldu. Alıntılar gayet çok iyiydi. Sadece kadın karakterinin o adama karşı davranışını sevmedim. Ve bazı şeyler..
Kitapta çok şey var anlatılmak istenen ve bunları bulup kitabı anlayarak okumamız önemli. Ve şunu da söylemek istiyorum ki arkadaşlar, eğer bir kadın gerçekten size karşı duygularından tam emin değilse ve ortada bir ikinci şahıs varsa ona duygularından tam emin olmadan ona karşı tam duygular beslemeyin ya da ona bu konuda emin olmadan güvenmeyin. Bu söylemek istediğim bu cümleyi kitabın sonunda ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Kitapta ki adam karakteri eminim bana ve sizlere çok farklı hissettirmiştir ve hissettirecektir. Bazı hislerini ben de hissediyorum ve hissettim. Yalnızlık bazılarına göre güzeldir ama bazılarına göre ise kötüdür..
Kısaca bu kitapta, hem aşkı, hem yalnızlığı, hem çaresizliği, hem mutsuzluğu, hem mutluluğu, hem iyi hissetmeyi, hem de kötü hissetmenin ne kadar kötü olabileceğini hepimiz tanıklık edicez. Birden fazla duygunum yer aldığı bu güzel kitabı herkese tavsiye ediyorum.