·140 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Mayıs 2020 01:40 Okuduğum ilk klasik eser ve ilk Dostoyevski kitabıydı. Kitabın başlarında biraz ne olduğunu anlamasam ve ana karaktere gıcıklık duysam da sonuna kadar gelince iyi ki okudum dediğim bir kitap oldu. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm yeraltı . Ana kahramanımızın kendisini insanlardan , çevreden yani tüm dünyadan soyutladığı kendi deyimiyle "yeraltına indiği " bölüm. Derin psikolojik analiz yer alıyor. İkinci bölüm ise sulusepkene dair. Bu bölümde de neden yeraltına indiği ile ilgili arkadaşlığı , aşkı , iç çatışmaları vb.konulara değiniyor. Ana karakterin içsel konuşmaları çok etkileyiciydi. Yer yer hak verdiğim sonra kızdığım, ama sonradan bu konuda da haklı dediğim bir ana kahramandı. Nasıl kendini aşmak, yeraltından çıkmak istese de insanların onu yine hüsrana uğrattığını, hayali kavgalarını , kaygılarını Dostoyevski 'nin kalemiyle de çok başarılı buldum. Bu eser için Dostoyevskinin yazarlığının dönüm noktası deniliyormuş... O zaman mutlaka okunmalı!