Sorana anlatılamayacak ama bilenle saatlerce sohbet edebileceğiniz bi kitap.
Murakami dehası yine karşımızda anlayacağınız.
Ben üç kitap şeklinde olan basımını okumudum. İyi ki öyle almışım çünkü evde oturup uzun soluklu okumalar yapabileceğim bir yaşantım yok maalesef. Tek kitap şeklinde olan basımını alsaydım uzunca bir süre daha bitiremezdim sanırım.
Benim bu kadar uzun sürede okumuş olmam sakın gözünüzü korkutmuş olmasın. Kendimce aşırı yoğun bir tempoda çalıştığım ve okumaya pek zaman ayıramadığım bir dönemdi. Yoksa aşırı sade ve okuması kolay olan akıcı bir seri.
Murakami seviyor ve bu seriyi henüz okumadıysanız her şeyi bir kenara atıp başlamanızı öneririm. .
Kitap artık hayatımın bir parçası gibi olmuştu. Kendimi bir ki defa ayı izlerken buldum. Hala daha acaba kaç tane ay var diye gözlerim ayı yokluyor.
Tengo, Aomame sanki hayatımda var olan insanlar gibi oldu. Bir anda her şeylerini bildiğim iki insan. Nerde ne tepki vereceklerini tahmin edebilir durumdaydım en son. Bir de Fukaeri’nin disleksi olmasıyla ayrı bir bağ kurdum. Ara ara canım öğrencilerim diyerek okudum. .