·213 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Mayıs 2020 20:54 'On iki yaşımda beni kapattıkları bir tavan arasında tanıdım ben dünyayı açıkladım insanlık komedyasını. bir şarap mahzeninde öğrendim tarihi. bütün kadınlarına rastladım eski resim ustalarının bir kuzey kentinin gece şenliklerinde.'
Böyle diyor rimbaud kendi için. Kitabın başında çevirenin belli notları bir de rimbaud'un yaşamı kısmı var.
Kısacık yazın hayatına bu kadar çok şey sığdırabilmesi öyle çok hak ettiğini düşündürüyor ki yüceltilmenin.
Kitap yalnızca bir şiir kitabı değil aynı zamanda birçok iç döküşü de barındırıyor içinde.
Bazı cümlelerde bu yaşamın hamını bu kadar haslet edinmesi dert salıyor insana. Sadece durup bununla dert sahibi olunabilirmiş gibi.
Cehennemde bir mevsim kısmı o denli unutulmayacak gibi ki sanırım uzun zaman kalacak içimde.
Kolay okunabilir bir kitap değildi zannımca ancak şiir denince bunun bu kadar her şeyiyle içe alınmış olması yeterince cezbediciydi.
Bir yerde şey diyordu 'benim üstünlüğümü sağlayan şey kalbimin olmamasıdır.'
Yirmi bir yaşında şiiri bırakmasıyla ilgili birçok rivayet dolaşıyor hala bile. Galiba en tatmin edicisi 'rimbaud'an sonra ne yazılabilirdi' idi.
Sayıklamalar bölümü defalar kere okuyacağım ne kadar zaman geçerse geçsin hem de.
Asla normal karşılanamayacak olan bu yüksek imgelem sekanslarına nasıl sahip olduğunu çok düşündüm.
Kendine büyük lanetli büyük kıyacı diyor. Kıyacı yani cani.
Kıyacı bir deli bakire.