Puan vermedi·134 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Mayıs 2020 14:26 "Bana 'içimin derinliğinde' ne olduğum sorulduğunda, bunda herkesin 'içinin derinliğinde' ağır basan tek bir aidiyetin, bir bakıma 'kişinin derin gerçekliğinin', doğarken ebediyen belirlenen ve artık değişmeyecek olan 'öz'ünün var olduğu inanışı yatıyor; sanki geri kalanın, bütün geri kalanın -özgür insan olarak katettiği yolun, benimsediği inanışların, tercihlerin, kendine özel duygusallığın, yakınlıklarının, sonuçta yaşamının- hiçbir önemi yokmuş gibi."
Kendisi de göçmen olan A.Maalouf dünyanın insanları birbirlerini anlamak ve farklılıkların zenginlik olduğuna inanan bir dusunceye sarılmış.
"Dünyanın bir cangıla dönüşmesinin önüne geçmek isteniyorsa, geleceğin geçmişteki en kötü görüntülere benzemesinin önüne geçmek isteniyorsa, elli yıl sonra, yüz yıl sonra çocuklarımızın biz güçsüzler gibi katliamlara, sürgünlere ve başka 'temizlik harekatlarına' tanık olması ve bazen bunlara katlanmak zorunda kalmasının önüne geçmek isteniyorsa, pantere ne işkenceyle ne de merhametle davranılmaması, ama serinkanlılıkla gözlemlenmesi, incelenmesi, anlaşılması sonra dizginlenmesi, evcilleştirilmesi gerekir. "
Nesillerin biriktirdiği kinler yeryüzünde vucud bulup eyleme kavuştuğu vakit her daim kan ve kaosa boguluyoruz.
Temelinde insanız farklıyız renkliyiz....
Bu kitaba inanmak isterdim ama pencereden dışarı baktığımda zor hemde çok zor diyorum.
Size farklı açıları sohbet edasiyla sunan bu eseri okumanızı tavsiye ediyorum.
Okuduğunuz için teşekkür eder, bolca okumalar dilerim...