·375 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Aralık 2010 15:51 Akıcılığıyla okuyucuyu teslim alan bir kitap. Üslup olarak inanılmaz derecede güzel, içeriğe gelince de duygu yüklü insani değerler ancak bu kadar güzel ve yoğun anlatılabilir. Bir yandan sevdikleri için canını dişine katan yürekli tel temiz kalmış kişi olan Hasan, diğer bir yandan babasının popülerliği ve karizması altında ezilen kişiliğiyle ve kendisiyle hesaplaşan, vicdanının sesini dinleyip geçte olsa hatasını telafi eden Emir. Böyle bir sevgi, böyle bir sadakat ancak gerçek dostluklarda olabilir ki insana aynı zamanda arkadaşlarını sorgulatan bir kitap.
Kitabın arka planındaysa uluslar arası ilişkilerin tampon devleti bahtsız Afganistan’ın etnik çelişkileri içeren savaşından bahsedilmiş. Savaşın her zaman acımasızlık olarak kaldığını, hiçbir şeyin bunu iyimserliğe sürükleyemediğini ki savaşın her zaman tarih kitaplarında sadece kazanan-kaybeden devlet olayı olmadığını, kaç ailenin öldüğünü, kaç ocağın söndüğünü, kaç çocuğun çocukluğunu yaşamadan öldüğünü ya da işkenceler altında büyüdüğünü bir kez daha bu kitapla hatırlayabiliyoruz.
Ayrıca kitapta kıs mende olsa maalesef ABD propagandası yapılmış. Kitabın sonlarına doğru Emir’in babasının ABD’yi meşrulaştıran yorumları hiç olmamış. Soğuk savaş döneminde içeriye silah yığan, iç savaşı destekleyen ve ülkenin yok oluşuna ABD sebep değilmiş gibi. Ne de olsa ABD Ortadoğu’ya demokrasi, özgürlük getirmeye bayılıyor!!! Denize düşen yılana sarılır misali… Açıkçası kitabın bu kısmını tasvip etmedim.