Okuduğunuzda yazım tarzı itibariyle gerekse anlatımı ile olsun Zülfü Livaneli'nin adı olmasa yine de bu kitaba onun adını konduruverirsiniz. Tabi birkac kitabını okumuşsanız. Ana karakterimiz Meryem tecavüze uğrar. Bu ülkemizin başlıca sorunlarındandır. Niçin hem istemediği birseye maruz kalip hem de canından olmak zorunda ki... Gerçekten Aptallığı önde açık ara sıra ile çeken doğu ülkelerinden biriyiz. Kadın haklarının olupta kadınların haklarının olmadığı bir ülke. Bunu yazarımız çok çarpıcı bir dille ortaya koymuş. Tabi böyle kitapları da Meryem'in ailesi gibiler okumaz. Okuyanlar bi kendi kendine aydınlanıp söner. Meryem'in Şeyh amcasinin oglu Cemal Meryem kendiliginden intihar etmedigi icin çok gormek istedigi Istanbul'a Meryem'i getirir. Once Cemal Istanbul'daki abisinin yanına gider. Meryem sonrasi yoluna Cemal ve Irfan Kurudal ile devam eder. Saf mutlulugu birlikte ariyorlar. Irfan Kurudal üniversitede profesördür. Herkesin sahip olmak isteyecegi her seyi vardır. Güzel bir iş, eş, para... Ama karakterimize rahat batar ve icinde saf mutluluk arayışı vardir ve bir tekne alir üç karakter bir araya gelir. Irfan Meryem i kızı gibi sever. Mehmet Ali karakteri kader değiştirici gibidir. Kitabi filmine oranla daha iç yanmasiyla doludur. Cemal e kitapta oldukça yuklenilmistir. Ama Cemal bircok seyi geride bırakmıştır. Meryem in bir masumluğu olmazken filmde böyle gosterilmemistir. Kitabin sonunda sayfalarin eksik oldugunu düşünüp kitabi arastirmaya başlarsınız. Her seye ragmen yazar cok iyi bir konudan baslayarak tüm ülke meselelerine değinmiştir.