• Post-truth (hakikatin önemsizleşmesi) ve mantık olmak üzere iki ana başlıktan oluşuyor.
• Siyasetçilerin güncel açıklamalarından örnekler veriliyor. Dolayısıyla zaman zaman hatıralarınız canlanıyor gülümsüyorsunuz.
• Post-truth (hakikatin önemsizleşmesi) eleştirilmiş ama bununla yetinilmeyip Avrupa siyasetinden örneklerle çözümler de verilmiş. Örnek: yürütme gücünün dağıtılması.
• Post-truth kelimesi için “hakikatin önemsizleşmesi” önerilmiş. Umarım biz de geleceğin aydınları olarak yeni terimleri dilimize kazandırabiliriz.
• Mantık, klasik mantık (Aristo mantığı) üzerinden anlatılmış. Savlar hiyerarşisi: tanıtma, diyalektik, retorik, şiir ve safsata.
• Zihnime en büyük faydası düşünceleri tartışırken en çok diyalektiği kullandığımı fark etmem oldu. Diyalektiğin zararı sürekli tez-antitez-sentez üçgeninde kapalı kalmam ve yeni bir fikir üretemememdir.
• Okurken benim ve etrafımdaki insanların bir düşünceyi üretirken hangi hatalara düştüğü de aklıma geldi. Bazı insanların çoğu zaman safsata yaptığını, belirli bir mantık dizgesi izlemek yerine gerçekleri işine geldiği gibi eğip büktüğünü fark ettim.
• Metafor ve analojilerin dinleyicileri manipüle etmek için özellikle yaratılması: Analoji aşığı biri olarak bunu çokça yaptığımı söyleyebilirim. Genelde muhatabımın kendi hayatının içinden deneyimlediği bir olayı örnek veririm. Bu şekilde kişi ikna oluyor ama benzetmeler çoğu zaman havada kalıyor çünkü aslında ne insanlar ne de olaylar tek boyutlu ifade edilebilir ve eşleştirilebilir.
• Birisi beni şu konuda aydınlatırsa sevinirim: neden bu kadar çok alıntı var? Yoksa her araştırma kitabında bu kadar alıntı var ama sayın Alpay her paragrafın sonunda belirtildiği için mi benim dikkatimi çekti?
• Satır boşlukları daha az olabilirdi, doğayı koruyalım.