·416 syf.····Okunma: 14 Mayıs 2020 01:38 Bazı yazarlar vardır ki herkese hitap etmez. Belli bir okuyucu kitlesi vardır ve o kitabı en iyi o kitle anlayabilir. İskender Pala da bana göre öyle bir yazar. Bu çağın insanına hitap etmeyen, belli bir kitleye hitap ettiğine inandığım bir yazar. Divan Edebiyatı üzerine çalıştığından ötürü eserlerini de o tarzda o döneme yönelik yazıyor. Demem o ki bu kitabı sevmeniz divan edebiyatına ilgili olmanızdan geçer. Aksi halde kitap sizi biraz sıkabilir.
Fuzuli'nin L&M kitabının gözünden anlatılmış bir eser. Yani aslında kitap kendini Kays yani Mecnun olarak ifade edip her yerde Leyla'sını arıyor. Genel olarak L&M konusu ana tema olsa da kitapta beni sıkan ve gereksiz bulduğum daha doğrusu ana konunun gölgede kalmasına sebep olduğuna inandığım konular vardı.
Her devrin kitaplarına konu olan "Aşk" temasını aşkın simgesi olmuş Leyla ile Mecnun aşkıyla bir daha yaşıyoruz. Kitapta aslında maddi ve manevi aşk olarak iki aşkı görüyoruz. Gerçek aşkı arayanların bu kitabı okumaya kıyamadığını görürken maddi aşkı arayanların ise sadece kitaptaki şifreleri bir an önce çözüp menfaatlerine kavuşma amacında olduğunu görüyoruz.
Kitabı bitirdikten sonra herkesin "aşk" kavramını bir kere daha tanımlayacağına inandığım bir kitap.