Puan vermedi·199 syf.····Okunma: 14 Mayıs 2020 01:34 Genellikle bir kitaba başlamadan önce kitap arkasına şöyle bir göz gezdirmeyi seviyorum bu kitabı da okumaya başlamadan önce tanıtımına bakmıştım şöyle bir söz geçiyor
"Bir düşünün pişmanlıklarınızın çoğunun insan ilişkilerinden kaynaklandığını görüceksiniz."
Çağımızda artık insanların birbirinden selam vermeyi bile sakındığı birbirini anlamaya çalışmadığı yazarın tabiriyle aslında "can" ı umursamadığı bir dönemde yaşıyoruz.
Komşuluk ilişkilerimiz yok denecek kadar azalırken aile içi iletişimimizde de bir çok sorunla karşılaşıyoruz ki psikolog a ihtiyaçın giderek artışı da bunun bir nevi göstergesi stres dolu iş yaşamları aileye yansıtılan olumsuz hava derken insanlar beni anlamıyor ben ne yaptım ki e yorulmuştum gibi bahanelere sığınıyoruz.
Yazarın üzerinde durduğu temel bir tema var
iki insan birbirini fark ettiği anda iletişim
başlar diyor.
Yani iletişim için illa sözcüklerin ağzından dökülmesine gerek yok karşınızdan gelen bir insanı gördüğünüzde başınızı eğmeniz bile bir iletişimdir diyor yazar
Kitabı okurken Doğan Cüceloğlu hakkında şöyle bir İnternet gezintisi de yaptım.
Lisede hocasının ona psikolojide uzman bir bilim adamına ihtiyaç var demesi ve ona dikkatle bakarak yönlendirmesi yazarımızı çok etkilemiş olacak ki psikolojideki yaşam yolculuğu böylece başlamış oluyor burda asıl dikkat çeken nokta Doğan Cüceloğlu'nun ifadesi ile ilk defa kaale alındığımı hissettim gönlümün muradını keşfettim bu sayede diyor.
Yaşamımızı anlamlandırdığımız keşkesiz bahanesiz ve elbette sevgi dolu bir ömür için öğreneceğimiz çok şey var
Eric From'un dediği gibi
Yaşanmamış yaşamlar dünyadaki bütün savaşların ve kötülüklerin temelidir
İyi okumalar