Batıya dışardan hem de cok dışardan bi bakış bize yaşamlarımıza dair durup düşünmeye fırsat veriyor. Avustralya yakınlarında bir adada "medeniyet" ten uzakta yasamakta olan bir kabile reisinin bir avrupa ulkesinde kisa bir süre gecirmesinden sonra dışardan bir gozle bizi bize anlatıyor. Bir meslek sahibi olup sürekli ayni isi yapmak, ya da kutuların icinde yasamak, beyaz adamin tanrisi,kendisinin "para" adını taktığı yuvarlak metal ve ağır kağıttan baska bi sey olmayan seylere tapmak bu kitaptan sonra oldukça anlamsiz gozukuyor.