10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2020 17:53
Tolstoy kitabında çok farklı konulara değinmiş. Anna Karenina; İhanet soslu aşk kitabı olarak bilinse ve öyle algılasa da, aslında içinde 19.yüzyıl Rus aristokratları üzerinden; din, bürokrasi, savaş, yoğun insan ilişkileri, ahlaki sorgulama, Tanrı arayışı, aşk, tutku, aldatma gibi bir çok kavram işlenmiş. Ön plana çıkan üç ilişki yumağı var ve bunların etrafında akıp giden diğer hayatlar. Romanda her türlü detay düşünülmüş, Sanki roman değil de, hayatı okuyorsunuz. Bazen karakterler, duygular yada olaylar o kadar detaylı anlatılıyor, gözünüzün önüne görüntü o kadar net geliyor ki; o anda, o sahnede sizde kendinizi orada hissediyorsunuz. Buda büyük yetenek isteyen bir durum. Kitabı okurken bazen bir karaktere kızıyorsunuz, çok geçmeden aynı karaktere acımaya başlıyorsunuz. Kitap bitip kapağı kapatınca, kitapta kimin iyi kimin kötü olduğuna karar veremiyorsunuz. Hepsi kendine göre haklı sebeplerden dolayı tutumlar sergiliyor ve Tolstoy bu duyguyu okura, en azından okumuş olan bana başarılı bir şekilde veriyor. Levin'in son bölümde tanrıyı duygusal olarak bulsada akıl olarakta arama çabasını okumak çok keyifli bir felsefi bölümdü.. 904 ve 905. sayfalarda Levin bir ressamın elinden çıkan porte görüyor ve portreden o kadar etkileniyor ki, durmadan bakmaktan kendini alamıyor. Bu satırları okurken "kürt mantolu madonna" geldi aklıma, belkide Sebahattin Ali bu satırları okuyup etkilemiş ve olağanüstü romanını yazmıştır, kimbilir...
1000Kitap
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
·
3 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.