Puan vermedi·48 syf.··Beğendi
· Emile Zola’nın Dreyfus’a yapılan haksızlığa karşı susmayıp adaletten şaşmayarak açık bir şekilde gazetede yayınlanan Fransız Genelkurmayına yönelik mektubudur “Suçluyorum”
Ayrıca kitapta mektubun öncesi ve sonrasında dönemin durumdan ve kimlerin neden haksızlığa göz yumduğundan da bahsedilmektedir.
Kafka’nın da dediği gibi: “Bu adalet sisteminin kokuşmuşluğuna karşı açtığı savaşta elbette bu açıdan da bir şeyler yapmalıydı.”
Emile Zola da aynen bunu yapmıştır. O da bu durum için şöyle söylemiştir: “Benim tek bir tutkum var, öylesine çok acı çekmiş ve mutluluğu hak etmiş olan insanlık adına, ışık tutkusu.”
Öyle ki tüm riskleri almış ve sırf bu gerçeği ortaya çıkarmak adına tutuklanmayı göze almıştır. Hatta bunu da açık bir şekilde ‘ben ne yaptığımın farkındayım ve bu haklı davamdan vazgeçmeyeceğim’ dercesine şöyle beyan ediyor:
“Bu suçlamaları yöneltirken, kendimi hakaret suçlarını cezalandıran 29 Temmuz 1881 tarihli basın yasasının 30 ve 31. maddelerinin kapsamına soktuğumu biliyorum. Bu tehlikeye isteyerek atılıyorum.”
Zaten oldukça kısa olan ve bir çırpıda biten bu kitabı okumanızı öneriyorum, adalet sisteminin yanlışları ve savunucularını anlamak adına güzel bir eser.