Romanın ilk cümlesi, dört mevsime sığan hikayesinin leitmotivini veriyor, sevgi arayışını.. "Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. İçimdeki sıkıntı eridi." Bu arayışın arkasında C.'nin dünyaya bakışının özeti vardır… Ne var ki, hikaye süresince iki aşk ilişkisi etrafında yakınlaştığımız C. "o"nu bir türlü bulamayacaktır. Her bölümü farklı mevsimlerde geçen roman, babasından kalan miras sayesinde hayatını çalışmadan sürdüren C.'nin birbirinden farksız geçen günlerini anlatıyor.
Aradığı aşkı, hesapsız sevgiyi bulamayacaktır C. onu bulamadıkça toplumla bir bağ kurması da imkansızdır. Sona geldiğinde umutların tükendiği anlaşılır; "Sustu, konuşmak lüzumsuzdu. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı." Aylaklığı bir değer olarak savunan C.'nin susuşu bir boyun eğiş değil; tıpkı Kitlenin bireyi içini alıp tektipleştirmesine karşı bir tür başkaldırı aslında.