Gönderi

10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
İncelemeye, kitabın güzel arka kapak yazısıyla başlamak istiyorum. 'Kadın, "bunaltıcı düşlerden uyandığı" bir sabah, hiçliğe dönüşmüş olarak buldu kendini. ' Çoğumuzun okuduğu Dönüşüm' ün ilk cümlesiyle atıf yapmış olması ilk ilgimi çeken kısım oldu. Ülkede yönetimi Gilead ele geçirir ve toplumu sınıflara ayırır. Teyzeler, Marthalar, Eşler, Komutanlar, Damızlık Kızlar.. Kadınların tüm hakları ellerinden alınmış, hiçbir özgürlükleri yok. Bu toplumda bir damızlık kız olan 'Fredinki'nin gözünden okuyoruz kitabı. İsmini bile çocuk doğurmaya çalıştığı adamın isminden alıyor. Kırmızı Merkez adı verilen bir yerde eğitim gören bu kızların tek görevi hamile kalıp, çocuk doğurmak. Yazmak, okumak, istedikleri kıyafeti giymek, başkalarıyla konuşmak, hatta el kremi sürmeleri bile yasak bu kadınların. 1984, Cesur Yeni Dünya, Fahrenheit 451 gibi distopik kitapları okumuştum. Fakat o kitaplara göre Damızlık Kızın Öyküsü'nde içim daha çok sıkıldı, o karanlık dünya beni daha bir bunalttı. Bunun sebebini, kitapta anlatılanların bugün yaşadıklarımızdan uzak olmamasına bağlıyorum. Bu kitabı okurken uzak bir gelecek değil de bugünümüz gözümde canlandı ne yazık ki. Gün be gün kadınların giydiği, yediği, içtiği, gezdiği her şeyin konu yapılmasıyla bizim de özgürlüklerimiz yavaş yavaş kısıtlanıyor muydu aslında? Kitaptan bir alıntı paylaşayım sizlere: 'Hiçbir şey bir anda değişmez. Derece derece ısınan bir küvette farkına varmadan haşlanarak ölürsünüz.' Kitabı, sizlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Diziye nasıl aktarıldığını çok merak ediyorum. En kısa sürede izleyeceğim.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,6bin okunma
·
16 Gösterim
1 Yorum
Dizisi de güzel. Tavsiye ederim.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.