Bir De Baktım Yoksun
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2020 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 20:47
Eser, altı öyküden oluşuyor: Sarmaşık, Portobello 22, Kırmızı, Battaniye, Kertenkele, ve İyi Uykular. Bütün öykülerin temelinde bir kayıp yatıyor. Kahraman anlatıcısı olan bu öyküler kahramanın kendisiyle hesaplaşması ve kendini bulmaya çalışması ekseninde dönüp duruyor. Postmodern işleyişin getirdiği metinlerarasılık; hayal-gerçek arasındaki sıkışmışlık; insanın kendine ve çevresine yabancılaşması; iç monolog, bilinç akışı, geriye dönüş teknikleri sıkça karşımıza çıkıyor. Müzik, resim, edebiyat, tiyatro gibi birçok alana gönderme var. Her hikayenin başında bir sanatçıdan alınmış epigraflar da tamamlayıcı bir unsur olarak dikkatimizi çekiyor. DİKKAT: Buradan itibaren spoiler içerecek ifadeler var. 1- Sarmaşık Öykünün başlarında sahiplendiği kedisinin ortalıkta olmadığını anlayan kahraman anlatıcı telaşlanarak ve okuyucuyu da bu telaşa ortak ederek kedisini aramaya başlar. Kediyi ararken kahramanımızın da boşanmış olduğu eşini, ölen bir babası olduğunu, çocukluğunu geçirdiği Yeşil Ev’i keşfederiz. Yeşil Ev’in arka bahçesinde babasıyla yaptığı hayali konuşmadan babasına karşı öfkesini, öfkeye rağmen sevgisini ve ona olan benzerliği öğrenmiş oluruz. Anlarız ki sadece kedisini değil, babasını da kaybetmiştir ve bu kayıp kahraman anlatıcımızı çok etkilemiştir. 2-Portobello 22 Yine bir kahraman anlatıcı ve babası var bu öyküde de. Babasının isteğiyle Berlin’e giden anlatıcımız, orada yine babasının isteği üzerine Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü okumayı planlamıştır. Kitabı okurken Türk olduğunu anladığı bir kadınla tanışır. Önce aklına korkutucu hikayeler gelen kahraman daha sonra kadınla vakit geçirmekten keyif alıyor. Ancak ertesi gün babasının ölümünü öğrenince söz verdiği görüşmeye gitmez. 3-Kırmızı Bu sefer kahraman anlatıcı arkadaşıyla beraber öykü avına çıkıyor. Bir haber üzerine Muzaffer Köroğlu’yu görmeye gidiyorlar. Anlatıcının düşüncelerinin dağınık olduğunu Muzaffer beyi dinleyememesinden anlıyoruz. Bilinç akışı tekniği çok kullanılmış. Burada da babayla ilgili göndermeler var. 4-Battaniye En sevdiğim öykü bu oldu benim. Baba, kız ve babaannenin bir balıkçıda yemek siparişi vermesiyle başlar bu öykü. Babanın kızıyla ilgili düşündükleri, tedirginlikleri; kızının babaannesine karşı hoşgörülü tavrı; eski eşinin dedesinin cenazesindeki acemi sarılma ve babaannenin ölmesi hepsi çok etkileyiciydi. Eskiden babayla gidilen balıkçıya gidilmesi ve eskisiyle farklılıkların verilmesi, aslında yaşamdan da eksilenlerin verilmesi açısından önemliydi. Öyküde rüyalarla gerçeğin birbirine karışması çok iyi verilmiş. 5-Kertenkele Bu sefer eşini kaybediyor kahraman. Ama aynı zamanda da suçluluk duyguları var. Çünkü trafik kazası geçiriyor ve öyle ölüyor karısı. Bu öyküde de rüya ve gerçek birbirine giriyor. Karısını da karısının adını da kaybediyor. Suçluluk ve suçluluk duygusu birbirine karışıyor bu öyküde. 6-İyi Uykular Babanın en yoğun şekilde anlatıldığı, babayla hesaplaşılan bir öykü. Öykünün mektup tarzında yazılmış gibi bir havası var. Babanın ölümü, babanın hatıraları, komşuların avutma cümleleri anlatılıyor. Avutma cümlelerinin sahteliği ve sevdiği insanı kaybetmenin acısıyla bu sahteliğe katlanmak zorunda kalmanın öfkesi çok iyi verilmiş bu öyküde. Öykülerin tümüne baktığımızda esas kaybın baba olduğunu ve bu kaybın yarattığı duygularla başa çıkılmaya çalışıldığını anlıyoruz.
Edebiyat
Bir de Baktım YoksunYekta Kopan · Can Yayınları · 20181,254 okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.