·151 syf.····Okunma: 19 Mayıs 2020 13:34 Fazla bilinçli olmak bir hastalık diye başlıyor sözlerine ve sonrasında yaptığı iç çözümlemelerle insana “Bu nasıl bir bilinçliliktir?” dedirtmeyi başarıyor. “Her insanın hatıraları arasında herkese anlatmadığı, yalnızca dostlarına açtığı şeyler vardır. Ama dostlarına bile açmadığı, yalnızca kendine (o da sır olarak) açtığı şeyler de vardır. Nihayet bazı şeyler de vardır ki, kendine açmaya bile korkar onları. Aklı başında her insanın hatıraları arasında böyle oldukça çok şey vardır.” diyor Dostoyevski ve o kadar haklı ki. Fakat sonra bir hatırasını anlatırken, çok cesur bir şekilde kendini açınca insan şaşırıp kalıyor. Varoluşçu özellikler içeren bu roman, insanın yüzüne gerçekleri çarpıp uzun uzun düşünmesine sebep oluyor.
Kendime not:) Yıllar önce kitabı okurken “Evliliğin ilk yıllarında olan sevgi biter, ama arkasından çok daha güzel bir sevgi gelir. Ruhlar birleşir, her şeyi birlikte, uyum içinde yaşarlar, aralarında gizli saklı kalmaz.” cümlesinin altını çizip soru işareti koyan eşime bunu hatırlatınca ‘Bunun tersini söyleyen onca insanın aksine Dostoyevski haklıymış’ demesi, bu kitapta güzel bir anı bırakmamıza yol açtı :)