·238 syf.····Okunma: 21 Mayıs 2020 03:01 Uzun zamandır okumak istediğim okuma listemde yer alan bu kitabı sonunda okumak nasip oldu. Dilim döndüğünce spoiler vermeden kitabı anlatmaya çalışayım :
Roman mı desem masal mı adını koymakta tereddüt ettiğim bir kitaptı.(Niye böyle düşündüğümü kitabı okuyacaklar anlayacaktır.) Kitabın türünün dışında tarzının da tam olarak ne olduğunu kestirmekte zorlandım. Genel anlamda fantastik olsa da dayandığı olaylar ve adı geçen kahramanlar ile mekanlar kitaba tarihi bir hava da katıyor.
Olaylar, Uzun İhsan Efendi'nin hayal dünyasına, düşüne bağlı olarak seyrediyor. Kitapta Uzun İhsan Efendi ve oğlu Bünyamin (aslında ikisinin de aynı kişi olduğuna kanaat getirdim.) dışında nerdeyse hiçbir kahramanın normal bir ismi yok bu yüzden kahramanları arada karıştırdığımı söylemeliyim.
Oğluna verecek bir şeyi olmayan Uzun İhsan Efendi düşünde oğluna maceralarla dolu bir seyahat sunuyor. Kendi söylemiyle o istediği için var her şey. Her şey aslında onun zihninin bir ürünü. O neyi düşlemek isterse o oluyor. Hatta bu anlamda komik bulduğum bir kısım da var:
Mahallenin müezzini olmak isteyen ama onu koruyan kollayan olmadığı için müezzin olamayan biri Uzun İhsan Efendi'ye düşünde onu istediği görevde görmesini istiyor. Uzun İhsan Efendi adamı kırmak da istemiyor ama adam müezzinlik vasfını tam olarak taşımıyor diye onu müezzin olarak değil de ona yakın bir görevde düşlüyor. Yani düş bile olsa realist olması gerektiğini düşünüyor Uzun İhsan Efendi . Kitabın nasıl komik nasıl ironik olduğunu şimdi siz düşleyin.