Kitap kapağına bakınca kullanılan fotoğrafla özdeşleşmiş bir sözü geliyor akla Başbuğ Alparslan Türkeş'in "Mevzu vatansa hepimiz ölelim, mevzu makamsa hepiniz ölün." Bu vesileyle Başbuğ Türkeş'e rahmet diliyorum. Yerin cennet bahçeleri olsun Başbuğum.
Kitabın içeriğine gelecek olursak; 1980 öncesi Ülkü Ocakları Genel Başkanlarıyla yapılan mülakatlardan oluşan bir kitap "Başbuğ Türkeş". Alparslan Türkeş'i belki de onu en iyi tanıyan, ey iyi gözlemleme şansı bulan kişilerin ağzından dinliyorsunuz. Siyasî özelliğinin yanı sıra babacanlığını, fedakarlığını, duygusallığını da görüyorsunuz. Ölüm gününü anlatan her başkanla sanki sizde o acıyı yaşıyorsunuz. (Çocukluğumdan kalma o manzara canlandı benim gözümde. Nisan'ın dördü lapa lapa kar yağıyor. Mahşeri bir kalabalık yıkılmaz dediğiniz Hilâl bıyıklılar ağlıyor...)
Kitap ne kadar Başbuğ Türkeş'in her yönüyle anlatılıp tanınması amacıyla yazılsa da sadece bunlarla sınırlı değil. Ülkücü Hareket'in ortaya çıkışı, Ülkü ocakları kuruluş süreci ve amacı, genel başkan seçilirken dikkat edilen kriterler, yapılan çalışmalar...vb. Bir çok merak edilen sorular ve cevapları bu kitapta mevcut. Bu davaya gönül vermiş, bir yerinden yakalamış herkesin kitaplığında olmadı gereken bir eser. Emeği geçenlere teşekkür ederim.
İyi okumalar.
Kitap Şuuru