·141 syf.····Okunma: 23 Mayıs 2020 17:50 Ben genellikle kısa öyküleri sevmiyorum ama Sabahttin Ali'nin dili olması fazlasıyla belli etti doğrusu :)
Kısa öyküleri çok sevmememin nedeni 1. karakteri tam çözmeden veya tam benimsemeden öykü bitiyor 2. ise sonu öyle bir bitiyor ki ''Ya hayır burda bitemez ya da ee devamı '' diyorsunuz. Bu kitapta bir iki öyküde böyle oldu Mesela ''BÖBREK'' ben Avni amcanın hikayesi ,o hayırsız evlatları okumayı isterdim doğrusu.
Güzel yönleri yok mu ,tabi ki var .yazarın anlatmak istediği alt metni hemen veriyor. benim için ise merakla beklediğin diğer kitaba hemen geçiyorsun
Geçen öykülerde en sevdiklerim;
Bahtiyar Köpek
Böbrek
Kurtla Kuzu
Sinir olduğum bir öykü var o da ''Cankurtaran''doktorada adamada az buçuk kadına da sinir oldum
En sonda 4 tane masal var. Hepsini de çok sevdiğimi belirtmeliyim ;))
Son olarak kitaba ismini veren SIRÇA KÖŞK masalında bir alıntı ile noktalıyorum
'' Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız.Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa,onun yıkılmaz,devrilmez şey olduğunu sanmayın.En heybetlisi tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter''
Kısacası ben sevdim ve tavsiye ederim,okuyun canlar okuyun ;;))