İlk öncelikle sözlerime kitaptan bir alıntı ile başlamak istedim.
“Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim.
Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.”
Bu kitabı ilk kardeşim Emre önerdiğinde okuyacağımı söylemiştim . Kardeşim bu kitabı ilk anlattığı zaman öyle bir anlattıkı dilinden dökülen o kelimelerle beni bu kitabın içine merak uyandırarak itmişti .
Hayatta hepimizin Bir hikayesi veya bir anısı vardır . bu hikayemizin nerde ve nasıl başlayacağını bilmeden etmede hepimiz yaşayıp gidiyoruz ama bir gün birden bire kendimiz içinde buluyoruz . Raif efendininde hikayesi böyle başlamıştı her şeyden habersiz bir şekilde mantolu madonna tablosuna hayran kadığı vakit . Raif beyin hayran kaldığı tablonun kendisini böyle bir hikayenin içine attığını nerden bilebilirdiki ...
“Ben böyleyim işte!” dedi. “Ben garip bir kadınım. Benimle ahbaplık etmek isterseniz birçok şeylere tahammüle mecbur kalacaksınız."
“Benim beklediğim aşk başka! O bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!.”
Raif bey her şeye rağmen aşkı için bir çok şeyden ödün verdiği bu kitap bana ; bir daha kendi hayatımda olan bitenlerle ilgili peşin hüküm vermeden , kendi kafanda bazı şeyler kurmadan gerçekleri öğrenmek olduğunu öğretti ama öğrettiği bir şey vardı ki bunu hiç bir zaman unutamazsınız acı ama gerçek olanlardı .
Alıntıma bu sözler ile son vermek istiyorum;
Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim .ikinci defa oynayamam...
(Raif bey)
Okuyun pişman olmazsınız.
ŞİDDET İLE TAVSiYE EDİLİR !!!