Gasp Edilen Hakkımız
8/10
·72 syf.··
2020 21. kitabı
İnsanın yatmak, uyumak veya iş yapmak istememesi, tarih boyunca çoğunlukla suçlayıcı gözlerle değerlendirilmiştir. Toplumda çalışmanın bir görev, tembelliğin ise ahlak dışı bir davranış olarak gösterilmesi, şüphesiz devletlerin ve şirketlerin yararına olmuştur. Saatler boyunca kendini tüketen insan, mülk edinme ve tüketme döngüsüne hapsolmuştur. Para kazanamadığında kendini yoklukta hisseden insan, dünyanın asıl amacını anlamaktan uzak kalmıştır. Dünyadaki amaç, deliler gibi çalışıp mülk edinmek değildir. Bir ağacın dibine uzanıp saatlerce gökyüzünü izlemek, iş ve güç dışında bir şeyler düşünmek, neredeyse hiç yaşamamıştır. Okul sıralarında başlatılan “tembel ve çalışkan” ayrımı, insanın özgürlük duygusunu kırar ve onu çalışmaya zorlar. Hayat boyu, “Çalışmazsam aç kalırım ve ölürüm” düşüncesiyle hapsolmuş insan, bu dayatmayı sorgulamaya bile cesaret edemez. İşte bu nedenle Tembellik Hakkı, anlaşılması gereken önemli bir konudur. İnsanın çalışmaya zorlanması, beynini donuklaştıran saatler boyunca mekanik iş yapmasına yol açar. Sanayi Devrimi öncesinde uzun saatler çalışmak zorunda kalan insanların yerini, makineler alması gerekirken, rahatlık açısından ciddi bir değişiklik yaşanmamış; üretim artsa da çalışma saatleri büyük ölçüde aynı kalmıştır. Bu, insanın çalışmaya dayatılmasının başka bir örneğidir. Unutmayın: hayatın amacı mülk edinmek değildir. Dünyanın tadını çıkarmıyor ve denemiyorsanız, programlanmış bir robotla aynı durumdasınız demektir. Bu eser, tembellik ve çalışkanlık hakkı arasındaki farkı ortaya koyarak, insana tembellik yapma hakkının bulunduğunu gösteriyor. Kendi özgürlüğünüzün nasıl gasp edildiğini fark etmenizi sağlayan bu kitabı herkese tavsiye ederim.
Felsefe
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Kırmızı Kedi Yayınları · 201413,3bin okunma
·
53 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.