Uzun bir aradan sonra merhaba... #migueldeunamuno nun #sis adlı eserini tam da ismine yakışan günlerde okudum #Ordu da. Öncelikle yazar #unamuno nun hayat hikâyesi cezbetti beni.İspanya' da 1931'de kurulan Cumhuriyete kendisini adayan ve 1936'da rejimi yıkmak isteyen faşistlerin karşısında, rektörü olduğu Salamanca Üniversitesi'ni Cumhuriyetçi bir adacık olarak savunan aydın yaptığı tarihî konuşmasının ardından ev hapsine mahkûm edilmiş.Ayrıca anadili gibi on dört dil biliyormuş. #felsefe ile de yakından ilgilenen yazar, #bergson ve #kierkegaard dan etkilenmiş. #varoluşçuluk akımının temsilcilerinden olan Unamuno'nun Sis'ini okurken aslında yazarın kafasındaki hayata , var oluşa dair soruları kitabın baş kahramanı Augusto Pérez 'e sordurttuğunu görüyoruz."Sis" metaforu kitap boyunca değişik şekillerde karşımıza çıkıyor ve yaşam,ölüm,aşk gibi konularda biz okurları da düşünmeye sevk ediyor. Kitabın ilgi çekici taraflarından birisi de kahramanın kitabın yazarı ile kurduğu diyaloglar ve bu noktada yaşanan kurgusallık-gerçeklik ilişkisinin yaşattığı zıtlık duygusu oldu.Velhasıl , görünürde basit bir kurgu gibi dursa da arka planda yer alan felsefik fon kitabı farklı ve okunası bir çehreye büründürmüş