·360 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Mayıs 2020 19:17 Çoban olan Santiago,birgün rüyasın da Mısır Piramitlere giderse zengin olacağını görür.Başta bunu takmaz ama bir kaç defa daha aynı rüyayı görmesi kafasını karıştırır ve falcıya gidip rüyasını anlatır.Falcı rüyasının gerçek olduğunu söyler. Santiago,yaşlı bir adamla karşılaşır ve yaşlı adam Mıaır Piramitlerine gitmesine yardımcı olacak taş verir karşılığında keçilerini ister.
Santiago, rüyasını çok merak ettiği için ve yeni yerleri keşeftme isteğiyle, keçileri yaşlı adama verir ve yola koyulur. Fakat karşısına bir çok engel ve olumsuz durumlarla karşı karşıya gelir.
Daha önce hiç gelmediği bi memlekete mahsur kalır, dilini bile bimiyordu Santiago orada mecbur çalışmak zorundaydı.Birgün antika eşyaları satan bi dükkana gider yemek vermesi karşılığında bütün mağazayı temizleyeceğini söyler. Ve antikacıya gelen giden olmazken bian da dükkana gelen gidenlerin haddi hesabı yoktu ve oranın sahibi,burada çalışabileceğini söyler bir müddet para toparlayana kadar. Santiago dükan da yatar kalkar ve yeni fikirleriyle dükkan müşterilerle dolup taşar.6 ay sonra çok parası olur ve artık işten ayrılmaya karar verir.Tekrar zengin olacağı yere gitmeye karar verir.Çölde günlerce yolculuk yapar ve sonunda Vuahanın palmiyeleri görünür. Köye ulaştıkları zaman 1-2 gün dinlenmek için kalırlar ama tam gitme vakti bi engel çıkar gidemezler.Orada hayatının aşkını bulur ve çok zengin olur.Artık Mısır Piramitlerine gitmesine gerek kalmadığını düşünür.Ama gitmese de bunun hep aklın da kalacağını pişman olacağını bildiği için mısır yoluna koyulur ve gelişte de sevdiği kadınla evleneceğini kafasına koyar.Bi kaç gün yolda kalır ve orda haydutlar tarafından soyulur.Mısır Piramitlerine sonun da ulaşır hiç parası olmadan.Rüyasında gördüğü yeri kazar ilk başta hiçbir şey bulmaz en sonunda büyük bi hazine bulur.
Asıl anlatılmak istenen düşünce bence tam da bu: Evrenin Ruhu,bir düşüşü gerçekleştirmeden önce yol boyunca öğrenilen her şeye değer biçer.Bize karşı kötü duygular beslediği için böyle davranmaz.Düşümüzün gerçekleştirmemizin yanı sıra,ona doğru ilerlerken aldığımız dersleri de iyice öğrenmemizi ister. Ama insanların çoğunluğu,işte bu anda vazgeçerler.Çölün dilin de biz bu durmu şöyle tanımlarız :Vahanın palmiyeleri ufukta görünmüşken susuzluktan ölmek. Araştırma her zaman acemi talihiyle başlar .Ve her zaman "Fatihin sınavı'yla sona erer."