NG

@_nrcn
10/10
·128 syf.··
2020 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 01:20
Bu incelemeyi yaparken nerden başlasam nerde bitirsem diye düşündüm. Kadın noktasında hassas olmamdan olacak kitabı çok sevdim. Her kelimesine sarılasım vardı.Öyle bir kitap ki ben okurken babaannemden anneannemden nasihat alıyormuşum hissine kapıldım. Altı çizilecek öğüt nitelinde birçok cümle içeriyor çünkü. Okumak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim. Kitabın ince olması sizi yanıltmasın. Kitap biraz ağır ilerliyor çünkü bu kitap bir olay yazısı değil düşünce yazısı. Bu yüzden dura dura düşüne düşüne okumalısınız. Gelelim şimdi kitabin konusuna : Yazarımız feminist bir yazar olmasına rağmen yine de konuya tarafsız kalmayı başarmış bence çünkü konu kadın olunca ben yazarımız kadar tarafsız olamıyorum . Zaten kendi de bir konuyu ele alırken iki cinsiyetli olmayı savunmuş. Ona göre kadın yazarken erkek gibi, erkek yazarken kadın gibi olabilmeli. Ancak o şekilde tarafsız yaklaşılabilirmiş olaya. Bu anlamda kendisi bu düşüncesinde tutarlı davranmış. "Kadın" konusu öyle bir konu ki yüzyıllardır tartışılıyor ve tartışılmaya devam ediliyor. Öyle bir konu ki üzerine ne yazılsa ne dense az kalır. "Kadın" dediğimiz varlık Adem'in cennetten atılmasından beri hataların, günahların sebebi olarak gösteriliyor. Kadın hep yan rolde, hep anaç yapısıyla varlığını sürdürmeye çalıştı. Kitapta Virginia Woolf'un şöyle bir cümlesi beni çok üzdü( o da bu cümleyi başka birinden aktarmıştı) :"Çocuklar artık istenmez olunca kadınlar da artık gereksiz olur." Bir kadın hayatta kalmak için neden çocuk doğurmak zorunda kalsın ki . Çocuk doğurmak onu yüceltir belki ama onu daha fazla kadın daha fazla birey yapmaz. Tek başına bir varlık olduğu, varlığının kabulünün başka varlıklara başka özelliklere bağlı olmaması gerektiği neden kabul edilmiyor. Erkek doğurmazsa da erkektir ama kadın doğurmazsa daha az kadındır düşüncesi çok yanlış. Yazık 16. yüzyılda şiir yazma yeteneğine sahip o kadına diyor yazar. Çünkü şairliğini saklayıp anonim olmasını gerektiriyor koşullar. Kimliğini ele verecek cesarete yüzyıllar sonra ancak sahip olabilecek o kadın. Günümüzde bu zihniyet kadının çalışma hayatına atılmasından dolayı biraz değişmiş olsa da ben inanıyorum ki kabuğunu kıramamış keşfedilmeyi bekleyen nice kadın vardır. Bundan 100 yıl önce yazılmış olan kitapta yazarımız bir 100 yıl sonrasında kadınlar lehine gelişmelerin olacağını umut etmiş ama aradan 100 yıl geçmiş olmasına rağmen hala kadın olduğu için dışlanan hakir görülen yok sayılan kadınlar var. Ataerkil sığ düşünceli barbarlar hep vardı ve kaç yüzyıl geçerse geçsin erkek zihni değişmediği sürece var olacaklar, kadınların yaşadığı sıkıntılar da asla bitmeyecektir. Ancak ayakları üzerinde durabilen her kadın her türlü gücünü elinde tutar, gücün kasta değil beyinde olduğunu gösterir. Benim için başucu niteliğinde bir kitaptı kendileri. İyi okumalar.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 201948,3bin okunma
·
6 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.