Müzeyyen. Annesinin kuzusu. Babaannesinin biriciği. Kardeşi doğana kadar. İlkin gurur duyulacak bir tablo çizen Müzeyyen, annesinin ölümüyle beraber tamamen değişir. Annesinin ölümünden kardeşini sorumlu tuttuğu için onunla da uzun süre konuşmaz hatta nefret eder. Ta ki babasının ölüm döşeğindeyken görüşmelerine kadar.
Sıradanlığa, alışmışlığa, toplumun biçtiği rollere bir başkaldırı. Bu başkaldırı planlı, programlı yapılmanın aksine daha çok iç dünyanın fırtınalı gelgitlerinin dışavurumu gibi. İyi olmanın verdiği sorumluluğun altına girmekten kaçış aynı zamanda da kötü olmanın vicdanı rahatsızlığından korkma. Bir bedende iki zıt karakterin hayatı sürdürme diyaloğu bu kitap ve vücut bulmuş hali Müzeyyen.