Bu kitapta bir babanın çaresizliğini gördüm, hissettim. Çalıştığım yerde bir abim var çok da severim ve bana herzaman işimiz gereğince tek taraflı düşünmemelisin, sadece bir kişinin sözleriyle hareket edemezsin derdi, haklı. Hemde çok haklı... "ya hayatta her şey bizim gördüğümüz ya da görmek istediğimiz gibi değilse" Anne ve anneannenin yaptıkları ve buna karşı çaresiz bir adam. Kitabın başlangıcında Zehra'ya kızıyordum fakat şimdi onun için üzülüyorum. Bur adamın yıllar içindeki değişimi ne acı. Hiçbir zaman asla deme çünkü neye asla dersen onu yaparken bulursun kendini. Önyargı sen ne illet bir şeysin... Mürşit Bey bir kurbandır ve hayat acımasızdır. İyi insanlar ver bize hayat...