6/10
·204 syf.··
2020 31. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 22:35
youtube.com/watch?v=j8B_BLt... Kyrie Eleison. alman köylüleri, kendilerini yeryüzünden silmeye gelen soylu orduları ile son çarpışmalarından önce söyledikleri bir ilahi: Tanrı bizi korusun! bu esnada genç bir adam bağırıyor: Aman Tanrım, birazdan öleceğim ve hayatımda bir gün bile doyasıya yemek yemedim! bu sözler, 1524-25 yılları arası yaşanan alman köylü ayaklanmasının çıkış nedenini özetliyor aslında. köylülerin ölüm/kalım savaşı. bu yıllarda, bir köylü ailesi ürettiğinin ancak üçte birini kendi beslenmesi için ayırabiliyor, kalan ürün soylu efendisine ve kiliseye vergi olarak gidiyordu. doğanın ortak malı olan meralar, ormanlar, göller köylülerin kullanımına yasaklanmıştı. balık tutmak yada kışlık odun çıkartmaktan dahi mahrum bırakılmışlardı. köylüler açtı fakat dertlerini dile getiremiyordu. yüzyılın başından beri gizli toplantılarla bir araya gelmeye ve kendi taleplerini yazıya dökmeye başlayan köylüler; 1525lere gelindiğinde, kutsal roma-cermen imparatorluğu (ağırlıklı olarak bugünkü almanya) gibi geniş bir coğrafyada, 300bin gibi bir sayıya ulaşıyorlar. tecrübesizlik, imkansızlık ve örgütsüzlükleri yüzünden kırılıyorlar. 100bin köylü soylu ordusu tarafından öldürülüyor. esir alınanların kafaları uçuruluyor. diğerleri kaçıyor. kitap, bu köylülere liderlik yapan ve onlarla ölüme kadar giden Thomas Münzer adında bir teologun/din adamının hayatını anlatıyor. avrupada rönesans döneminde yaşanan din reformunun önemli simalarından biri. luther, erasmus gibi akranlarının aksine, o bir radikaldi. vaazlarını ayaktakımı olarak görülen köylü ve yoksullara hitaben yapmaktan çekinmedi. onları kardeşi olarak gördü, daha da ileri gidip bir köylü ve soylunun yaratandan dolayı eşit olduğunu savundu. tanrının otoritesi dışında bütün otoriteleri reddettiğini söyledi. ve bu yüzden soylu çevresi tarafından dışlandı, fazla ileri gittiği söylendi ve bir asi olarak görüldü. "kardeş"leriyle beraber Mühlhausen şehrini ele geçirdi ve 70 gün boyunca dönemin şartları dahilinde ilkel bir komün gibi yönetti. savaşın diğer tarafında soylular, isyan eden bu köylüleri, tüm soyluluk şerefini ayaklar altına alan, düzeni bozan bir asi/cahil güruhu olarak görüyor. köylüler yenildikleri zaman Münzer'in ismi de unutulmaya yüz tutuyor. 19yyda avrupada işçi devrimleri başlayınca, dönemin sosyalistleri Münzer'in anısını tarihin yapraklarından çıkartıyor. ve hakkında hikayeler, makaleler yazılmaya başlıyor. hikayeyi bu sefer, bu taraftan dinlemeye başlıyoruz, yenilenlerin tarafından... Münzer de zamanından erken gelmiş, ardından gelenlere ışık tutan bir insan. özellikle, köylülerin soylulardan talep ettiklerini özetleyen "12 istek" (12 orders) etrafında yaşadıkları tartışmalar, dönemin ruhunu anlamak için çok faydalı. bize şu an bile kabul edilebilir gelmeyecek derecede haklı istekler için yüzbinlerce insanın "hayatımda bir gün bile doyasıya yemek yiyemedim" diyerek ölüme koştuğunu bilmek ürpertici bir gerçek... not: kitabın sonundaki açıklama ve kendimin de yaptığı bazı kontrollerle konunun gerçeğe yakın hikayeleştirildiğini, kurguyla bağlanan bazı detaylar da ise yazarın, hikayenin edebi yönünü bozmayacak şekilde uyarılar yaptığını söyleyebilirim. bu gözle okunabilir.
Thomas Münzer ve Köylüler SavaşıMaurice Pianzola · Evrensel Basım Yayın · 200611 okunma
60 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.