Puan vermedi·232 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Şubat 2020 00:00 Yine yeni tanığım bir yazar ve yine okurum dediğim bir yazar...
Sosyal medyada arada denk gelen bir kitaptı "çarpışma " bunu da alayım bari dediklerimden... ne anlattığına ,konusuna dair hiç fikrim olmadan aldığım bir kitap. Açıkçası okurken de konuyu nereye bağlayacağını pek kestiremedim yazarın. Hayli sürpriz sonlu oldu benim için.
Olay örgüsü; küçük yaşta annesinin intiharı ile travmalar yaşamakta olan Mert ve komiser babası , psikolog üvey annesinin başından geçenler üzerine kurgulanmıştır. Kurgu diyorum çünkü sonunda anlıyoruz ki Mert 'in başında geçen olaylar gerçekten kurgu içinde kurgu. Toplumumuzun kanayan yarası çoçuk istismarına dikkat çekmek, çözüme kavuşturmak ama çözümün olmadığını anlayan, çocukken istismara maruz kalan bir grup yetişkinin Mert'i ve babasının konumunu kullanarak istismarcılara hak ettikleri cezayı vermeye çalıştıkları psikolojik/ polisiye tarzında bir kitap.
Kitapta en çok hak verdiğim kısım ise şurası oldu;
"Her gün yüzlerce çocuk istismara uğruyor, kendi hayat telaşlarımız içerisinde sadece okuduğunuz haberlere üzülmekle yetiniyoruz. Ya da çocuğa zarar veren kişilere küfürler etmek geçici olarak vicdanımızın rahatlatmasını sağlayıp hayatlarımızı daha yaşanabilir kılıyordu. Acı olan şu ki; her yeni günde başka istismar haberleri okuyup artık bunların normalleştiğini görmek..."
Gerçekten de artık o kadar normalleştirdik ki bu tarz haberleri duyunca üzülüp sonrasında hayatımıza kaldığımız yerden devam eder olduk.Tecavüz ve işkence edildikten sonra öldürülen Eylül'ü , kaçırıldığı iddia edilen ve açlıktan yaşamını yitiren Leyla'yı, halen bulunamayan Yusuf ve Salih 'i, 9 yıl boyunca akrabası tarafından istismara uğrayıp 23 yaşında intihar eden Emre 'yi kaç tanemiz hatırlıyor?
Çarpışma' da bu konuya güzel bir farkındalık kazandırmaya çalışmış bence yazarımız. Başarılı da olmuş. Şunu bir kez daha anladım ki pedofili bir hastalık değil gerçekten bir şuç! Daha çok bilinçlenmek adına daha çok okumalıyız...