Genel anlamda bir konuya girişi, özelde ise felsefeye girişin nasıl yapılabileceğini anlatan, her durum ve koşulda ise mutluluğun; yaptığın işi eksiklik, üstün körü, sahte, düzenbazlık yerine azim ve sebat ile yapılması ile elde edileceğini, bunu bir kitap okurken de, günlük işi yaparken de nasıl yapabileceğimize değinen bir kitap. İşi eninde sonunda ahlâka dayandırması ise zihnimdeki bazı boşlukları doldurduğumu hissettirdi.
Kitaptaki Platon ve Aristoteles'in amaçlarına olan vurgu bir İslam düşünürü olan Farabi'nin evrensel olan dinimizi nasıl güzel yaşadığını gösterdi bana. Dinimizin bilginin yüceliğine verdiği değer, dini benimseyen insanların yaşamlarına, hayata bakışlarına, davranış ve eserlerine yansımıştır. Dünyada böyle örneklerimizin olması ise hiç şüphesiz hoş bir gurur bırakmıştır.