·536 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ocak 2014 00:00 Nar Ağacı Nazan bekiroğlu'nun "...bütünüyle bana ait olan beni en çok mutlu eden romanım" diye tanımladığı romanı Tebriz'den Trabzon'a masalsı bir yolculuk.
"Sen öyle çağırmasaydın ben böyle gelmezdim." Diyor yazarımız kitabın kapağında. Kitabın sayfalarını çevirdikçe yazarımızın incelikle işlediği şairane dili hikayenin tadını arttırıyor. Tebrizli halı tüccarının oğlu olan Setterhan ailesinin gözbebeğidir. Azam adında halı dokuyucusu bir kıza aşık olur. Sonrası Setterhan için Tebriz, Bakü, Batum, Tiflis ve son olarak da Trabzon da son bulan bir kendini bulma serüvenine dönüşür.
Kitap bir yanda Balkan Savaşı ve sonrasında 1. Dünya Savaşı yaşanan acı, göz yaşı, sefalet, muacirlik duygularını verirken bir yanda Rus Devrimine de değiniyor. Delice akan iki ırkmak olan Setterhan ve Zehra'nın hayatları yaşanan onca acıdan sonra Trabzon'da kesişiyor.
Kitabı okurken sanki dedesinin hikayesinin peşine düşen torunun yol arkadaşıymışsınız gibi siz de yola koyuluyorsunuz.
Edebiyat hayatına şiir ile başlayan Nazan Bekiroğlu iyi ki tavsiye üzerine şiiri bırakıp nesir eserler yazmaya karar vermiş. Şairane diliyle kaleme aldığı eserleri kendisini vazgeçilmezlerimiz arasına dahil etmemize neden oluyor.