Yaşayıp öğreneceksin, yaşadıkça gerçekleri gün yüzüne çıkaracaksın. Okuduğum kitapta böyleydi gerçeklerle sırlanmış yalanlar. Dünyanın en tehlikeli ülkesinde bitmeyen savaşların ortasında bir ülkeydi orası Afganistan başkenti Kabil Vezir Han Mahallesi'nde yaşayan bir çocuğun hayatı. Hiç ummadığı bir yerde hiç beklemediği bir şekilde hayatında bilinmeyenlere öğrenir. Yazarın Khaled Hosseını yazarın kendisi de Kabil'de doğmuştur. 1980 yılında Sovyetler, Afganistan'ın işgal ettiğinde Khaled Hosseını ailesiyle birlikte ABD ye gitmiştir. Yazarın hayatını bu kitaptaki Emir'in hayatına benzetiyorum belki de kendi hayatından esinlenerek yazmıştır. Emir kendini düşünen biridir ve korkağın tekidir. Peki ya Yalanlar hayatımızda duymak istemediğimiz gerçekler Emir'in de hayatı buydu ya gerçeklerle örtünmüş bir hayat.
" Yalan söylediğin zaman bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun" demişti Emir'in babası ve bazı olayların gerçeğe ulaşma hakkını ise çalmıştı. Ya Hasan en sevdiği dostuydu ama bazı zamanlar durumlar vardır ki sen ona yardım edeceğin zaman kibirin, duygun ve arkadaşına vereceğin yardım bir an ortadan kalkar ve ön plana kendi hayatın girer ve sen sadece kendini düşünür olursun. Arkadaşını dostunu daha iyi bir şekilde önem vermem gerektiğini anladım ve asla yalanların sonu gelmediğini de çünkü Yalanlar hayatımızda o kadar yer kaplıyor ki biz kendimizi bulamıyoruz ve içinde boğularak gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını bekliyoruz.