Puan vermedi·590 syf.····Okunma: 29 Mayıs 2020 20:48 Polisiye romanın baştabiplerinden Ahmet Ümit'in bu romanı postmodernizm etkisini bünyesinde barındıran ve yeni bir anlayışın eseri, Yeni Tarihsel Kuram. Tarihî olayları kurgusal olarak anlatan roman tarihsel roman kuşağımızda da sayılabilir. Üç özelliği harmanlayan eser insanı okurken bambaşķa dünyalara götürüyor. Gerçek dünya ve kurgu dünyası. Türkiye gerçekleri ve insan hayalleri. Roman Başkomiser Nevzat'ın Sarayburnu'nda bir maktulü bulmasıyla başlıyor. Dedektif, katıl, maktul üçlüsünün ılişkisi içerisinde ölülerin elinde bulunan şirketler aracılığıyla Istanbul'un eşsiz tarihine ve güzelliklerine doğru yola çıkıyoruz. Bizans, Roma, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti Istanbul'u. Bir sanat tarihçisi titizliğiyle işlenen Istanbul'un şaheserleri. Soruşturma sürerken sürekli geri dönüşler yaşayarak Istanbul'un geçmişine adım atarız. Istanbul, artık köhneleşen toplumun izlerini tasiyor ve bu yükü kaldıramıyor. Istanbul halbuki bir şehir değildir o başlı başına bir felsefedir. Bu tarih olayları anlatılırken maktullerin hayat hikâyelerine yolculuk yaparız ve Türkiye gerçeklerini görürüz. Iş hayatında etiği yok saymış, para için gözü dönmüş insanlar, din cemaatlerinin olumsuzlukları, Türkiye'de dincilik, sağ sol meseleleri... Bunun yanında geçmişini unutamayan Başkomiser Nevzat... Hayatında güzeller güzeli Eveginia var, onu seviyor fakat geçmişin anıları onu sürekli şüpheye düşürüyor, mutluluğuna gölge oluyor. Nevzatın yakın arkadaşları Demir ve Yekta. Demir ve Yektanin aşkı Handan'ın ölümü... Hiç beklenmeyen son... Nevzat katilleri bulduğunda aslında kendi şakaklarına tetik çekmiştir.